Uluslararası İşçi Filmleri Festivali Başladı!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Uluslararası İşçi Filmleri Festivali Başladı!

(İSTANBUL) – Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, bu yıl “Kestik, baştan çekiyoruz” temasıyla kapılarını açtı. Açılış töreni, Atlas Sineması’nda oyuncu Tilbe Saran’ın sunumuyla gerçekleştirildi. Geceye yoğun bir katılımın olduğu gözlemlenirken, festivalin sadece bir sinema etkinliği değil, aynı zamanda toplumsal mücadelelerin buluşma noktası olduğu bir kez daha vurgulandı. Festivalin onur ödülü ise usta sanatçı Kadir İnanır’a takdim edildi.

Gönüllü emekle ve sponsorsuz bir şekilde düzenlenen festival, 10 Mayıs’a kadar İstanbul, Ankara ve İzmir’de eş zamanlı olarak izleyicilerle buluşuyor. Festival programında 14 ülkeden toplam 73 film yer alırken, bunlardan 24’ü Türkiye’de ilk kez gösterilecek.

Festivalin sözcüsü Arzu Özgenç, bu buluşmanın 21 yıldır kesintisiz devam ettiğine dikkat çekerek, “Bu festival, adalet, eşitlik ve hak mücadelesini anlatanların bir araya geldiği bir mecra” dedi. Özgenç, festivalin gönüllü çalışmalarla büyüdüğünü vurguladı.

Kadir İnanır’a onur ödülü

Bu yılki onur ödülü Kadir İnanır’a verildi. Sağlık sorunları nedeniyle açılışa katılamayan İnanır’ın ödülünü yönetmen Hüseyin Karabey teslim aldı.

Açılış gecesinde, İnanır’ın sanat hayatını ve emekle kurduğu bağı ele alan “Kuzeyden Gelen Adam” belgeseli izleyiciyle buluştu. Bu belgesel, sanatçının sinemadaki yolculuğunu, toplumsal duruşunu ve yıllar boyunca canlandırdığı karakterler aracılığıyla işlediği adalet ve emek temasını gözler önüne serdi.

Karabey, sahnedeki konuşmasında İnanır’ın mesajını da aktardı. İnanır’ın sağlık durumunun her geçen gün daha iyiye gittiğini belirten Karabey, “Kalbi dün 1 Mayıs alanlarında direnenlerleydi” ifadelerini kullandı.

Festivaldeki belgesel gösterimleri, izleyicilere yalnızca bir sinema kariyerini değil, aynı zamanda Türkiye sinemasında emek, adalet ve direniş temalarının nasıl bir hafıza oluşturduğunu hatırlattı.

Gazetecilere destek mesajı

Açılış töreninde, konuşmaların önemli konularından biri basın özgürlüğü ve gazetecilere yönelik baskılar oldu.

BirGün gazetesi temsilcisi Gökay Başcan ile gazeteci Yeşim Tükel, Türkiye’de gazetecilerin maruz kaldığı gözaltı, tutuklama ve sansür uygulamalarına dikkat çekti.

Konuşmalarda, yalnızca gazetecilik faaliyetleri nedeniyle cezaevinde bulunan isimler anılırken, özellikle tutuklu gazeteci İsmail Arı’nın festival için gönderdiği mesaj salonda okundu. Arı, mesajında yaklaşık 40 gündür cezaevinde tutulduğunu belirterek, “Cezaevinde olmamın tek nedeni gazetecilik yapmam. Yolsuzlukları yazmayalım, konuşmayalım istiyorlar. Ama dimdik ayaktayım, asla vazgeçmeyeceğim” ifadelerini kullandı.

Gazeteciler ayrıca, son dönemde tutuklanan basın emekçilerine de dikkat çekti. Pınar Gayip, Müslüm Koyun, Nadiye Gürbüz, Elif Bayburt gibi birçok gazetecinin yalnızca “gerçeğin peşinde koştukları” için cezaevinde olduğuna vurgu yapıldı. “Tarafsız değiliz, işçi sınıfının, kadınların ve ezilenlerin tarafındayız” sözleri dikkat çekti.

Uluslararası alanda da gazetecilere yönelik baskılara değinilerek, Suriye’de alıkonulan gazeteciler Eva Maria ve Ahmet Polat için dayanışma çağrısı yapıldı. Festival sahnesinden yapılan çağrıda, “Tutsak edilen, susturulmak istenen tüm gazeteciler için sesimizi birlikte yükseltelim” denildi. Konuşmalarda, “Gazetecilik tutsak edilemez, hakikat saklanamaz” vurgusu öne çıktı.

İşçiler ve direnişler sahnede

Festival sahnesi, farklı iş kollarından direnişteki emekçilere de açıldı. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası adına konuşan bir öğretmen, örgütlenme süreçlerini anlatarak kısa sürede binlerce üyeye ulaştıklarını söyledi. İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş düzenlediklerini ve Meclis önünde 52 gün direndiklerini hatırlatan temsilci, “Mücadele masa başında değil, sokakta ve işyerlerinde verilir ve kazanılmadan bırakılmaz” dedi.

Konuşmasında Mehmet Türkmen, Esra Işık ve Kamber Saygılıgı’nın aralarında olmadığını vurgulayan temsilci, “Onlar özgür olana kadar hiçbirimiz özgür değiliz” ifadelerini kullandı.

Sahneye çıkan Doruk Madencilik işçileri ve Bağımsız Maden İş Sendikası temsilcileri, son yıllarda artan işçi direnişlerine dikkat çekti. Depolardan madenlere, tersanelerden fabrikalara uzanan mücadele hattının ortaklaştığını belirten temsilciler, “Direnmezsek geriye dönüş yok” diyerek fiili ve meşru mücadelenin önemine dikkat çekti.

Konuşmalarda 1 Mayıs’ta yaşanan gözaltılar ve müdahaleler de hatırlatılırken, Taksim’e yürüyüş iradesinin sürdürüleceği vurgulandı. Emekçiler, mücadelelerinin yalnızca kendi işyerleriyle sınırlı olmadığını, toplumsal bir hak arayışına dönüştüğünü ifade etti.

Açılışta söz alan İtalyan Lisesi öğretmenleri, süren grevlerine işaret etti. Öğretmenler, eğitim alanında yaşanan sorunların doğrudan çocukların geleceğini etkilediğini belirterek, “Eğer emeğin sömürüldüğü bir yerde eğitim varsa, orada çocuk hakkından söz edilemez” dedi.

Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar, konuşmasında işçi sınıfı mücadelesinin tarihine değinerek, Kemal Türkler’i andı. Atar, “Emek en yüce değerdir ve bu değerin hak ettiği yaşamı mutlaka kuracağız” ifadelerini kullandı.

Uluslararası konuklar da sahnede

Festival kapsamında yönetmenler Doris Metz, Anca Ehmann ve Felix Xu da sahneye çıkarak filmlerini tanıttı. Metz, Almanya’daki Yeşil Hareket’in önemli isimlerinden Petra Kelly üzerine yaptığı belgeseli aktarırken, festivalin sponsorsuz yapısına olan saygısını dile getirdi.

Bu yıl sinema emekçilerine verilen özel plaket, ışık şefi ve sendika yöneticisi Gökhan Özgül’e takdim edildi. Özgül, sinema sektöründe kolektif mücadelenin önemine vurgu yaptı.

 

 

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın