Ümit Dikbayır: Erdoğan’dan AKP Teklifi Geldi

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Ümit Dikbayır: Erdoğan’dan AKP Teklifi Geldi

iahaber Haber Merkezi

Ümit Dikbayır, 2023 genel seçimlerinde İyi Parti’den milletvekili seçilmiş, ancak o dönemdeki Genel Başkan Meral Akşener’in kesin ihraç istemiyle partiden çıkarılmıştı. Bir süre bağımsız kaldıktan sonra Özgür Özel liderliğindeki CHP’ye katılan Dikbayır, CHP’nin aldığı mutlak butlan kararından sonra partiden ayrılmıştı. Dikbayır’ın AK Parti’ye katılacağına dair iddialar, kuruluş yıl dönümünde ortaya atılmıştı, ancak bu katılım gerçekleşmedi.

iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!

ABONE OL

Videolu bir açıklama yapan Dikbayır, AKP’li Ünal Karaman’ın daveti üzerine Erdoğan ile sarayda görüştüğünü ve teklifin doğrudan Erdoğan tarafından yapıldığını ifade etti. AK Parti’ye geçişi konusunda eleştirilerde bulunanlara yanıt veren Dikbayır, “Bu süreçte benim de öğrendiğim dersler var. Kırdığım ve üzdüğüm insanlar olduysa onların hislerini anlıyorum. Bana samimiyetle kızanların ve eleştirenlerin sözlerini de duyuyorum” şeklinde konuştu.

Dikbayır’ın açıklamalarının detayları şöyle:

“Sayın Cumhurbaşkanının benimle görüşmek istediğini ve bir davetinin olduğunu söyledi”

“Değerli vatandaşlarım, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bugün kalbimi açarak sizlerle konuşmak istiyorum. Bu süreçte, yanımda duran insanları istemeden üzdüğümün farkındayım. Bazı dostlarımın ve hemşehrilerimin yaşanan olaylar karşısında kırıldığını ve bana sitem ettiğini görüyorum. Bu duyguları yok saymıyorum, aksine anlıyor ve önemsiyorum.

Belki bazı şeyleri daha erken ve daha net ifade etmeliydim. Yaptığım iletişim hatasının nasıl algılandığını daha iyi değerlendirmeliydim. Bu nedenle, benden belirli bir siyasi duruş bekleyen insanlara karşı kendimi açıklama gereği hissediyorum. Bunun bir sorumluluk olduğunu biliyorum. İstifamdan sonra, AK Parti Konya Milletvekili Sayın Ünal Karaman benimle görüştü ve Sayın Cumhurbaşkanının benimle görüşmek istediğini belirtti. Bu davete icabet ettim çünkü siyasi geçmişim bunu gerektiriyor. Farklı siyasi görüşlerimiz olabilir ama Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı sizi davet ediyorsa, gidip görüşmek gerekir.

“Siyasete girdiğim ilk günden bugüne kadar Atatürk’ten, Cumhuriyet’ten ve inandığım değerlerden vazgeçmedim”

Görüşmemizde Cumhurbaşkanı, AK Parti’ye katılmam yönündeki düşüncesini ifade etti. Ben de kendisine, “Bu benim tek başıma verebileceğim bir karar değil” dedim. Ailemle, yol arkadaşlarımla ve ekibimle istişare etmeden böyle bir karar veremeyeceğimi belirttim. Eğer karşılıklı değerlendirmeler olumlu olursa, 14 Ağustos’ta bir katılım olabileceğini de konuştuk.

Ancak burada önemli bir noktayı vurgulamak istiyorum. Görüşmeden çıkarken, hayırlısı olsun diyerek ayrıldık. Kendi içimde değerlendirmeler yapıyordum. Geçmişte eleştirdiğim bazı konuların düzelmesine katkıda bulunabilir miyim? İnandığım değerleri orada savunabilir miyim? En önemlisi, memleketime nerede daha fazla faydalı olabilirim? Bunlar kafamdaki sorulardı. Siyasete girdiğim ilk günden beri Atatürk’ten, Cumhuriyet’ten ve inandığım değerlerden vazgeçmedim. Bu değerlerden asla taviz vermeyeceğim. Benim için asıl mesele bulunduğum yerde bu ülkeye ve milletime ne kadar faydalı olabileceğimdir.

“Samimiyetle ‘Biz seni böyle tanımadık’ diyerek bana sitem eden insanların sözlerini de çok ama çok önemsiyorum”

Ancak ben bu değerlendirmeleri yaparken, görüşmem kamuoyuna yansıdı ve sanki kararımı vermişim gibi bir algı oluştu. İşte bu durumun en zor ve üzücü tarafı burada başladı. Bir görüşme olduğunu yalanlayamazdım ama bu durum, benim henüz vermediğim bir kararın sahibiymişim gibi görünmeme neden oldu.

Geriye dönüp baktığımda, bana kızan insanların duygularını anlıyorum. Yıllardır beni belirli bir siyasi duruşla tanıyan ve söylediklerimi dinleyen insanların böyle bir haber karşısında şaşırmasını, kırılmasını anlıyorum. Özellikle de süreç eksik bilgilerle kamuoyuna yansıdıysa, bu tepkilere anlam veriyorum. Samimiyetle ‘Biz seni böyle tanımadık’ diyenlerin sözlerini de önemsiyorum. Çünkü bu tepki, yıllardır süren güven ve benden beklenen bir duruşun sonucudur.

“Daha önce birlikte siyaset yaptığım bir siyasi partinin genel başkanının Cumhurbaşkanı ile görüşerek benim AK Parti’ye katılmama itiraz etti”

Belki bazı konuları daha erken ifade etmeliydim. Belki de siyasi nezaket gereği attığım adımların nasıl algılanacağını daha iyi analiz etmeliydim. İnsanlar hata yapabilir, yanlış karar verebilir, kendilerini ifade edemeyebilir. Ama bir konuda vicdanım rahat: İnsanları kandırmam. Yaşanmamış bir durumu yaşanmış gibi, yaşanmış bir durumu ise yok sayarak anlatmam. Çünkü makamlar gelir geçer ama geriye insanın sözü, itibarı ve vicdanı kalır.

Sonrasında, daha önce birlikte siyaset yaptığım bir partinin genel başkanının Cumhurbaşkanı

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın