Ümit Özdağ Cezaevinden Kumpas İddiası Yineledi

HHaber Merkezi 1
0 okunma
Ümit Özdağ Cezaevinden Kumpas İddiası Yineledi

“`html

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ hakkında 19 Ocak 2025 tarihinde gerçekleştirdiği partisinin il başkanları istişare toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sarf ettiği sözler nedeniyle ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla soruşturma başlatmıştır. Bu süreç, Özdağ’ın ifadesi ve tutuklanmasıyla ilgili gelişmelere sahne olmuştur.

Olayın ardından, Özdağ Ankara’da gözaltına alınmış ve İstanbul’a sevk edilerek Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na getirilmiştir. Burada tutuklanan Özdağ, Silivri Cezaevi’ne gönderilmiştir. Tutuklanmasının ardından Zafer Partisi içerisinde yeni bir görev dağılımı gerçekleştirilmiş ve Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şehirlioğlu, Genel Başkan Vekili olarak atanmıştır.

CEZAEVİNDEN MEKTUP GÖNDERDİ!

Zafer Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Ali Şehirlioğlu, ünlü gazeteci Uğur Dündar’ın programında, Ümit Özdağ’ın cezaevinden gönderdiği mektubu canlı yayında aktarmıştır. Bu durum, kamuoyunun dikkatini üzerine çekmiş ve Özdağ’ın yaşadıklarına dair çeşitli tartışmalara yol açmıştır.

Özdağ’ın mektubunda yer alan ifadeler, durumunun ne denli kritik olduğunu gözler önüne sermektedir. Özdağ, mektubunda şu şekilde ifade etmiştir: “Sayın Uğur Dündar, Ergenekon ve Balyoz kumpas davalarında yaşanan benzer bir kumpas ile tutuklandım. Cumhurbaşkanına hakaret suçu gerekçesiyle Ankara’da gözaltına alındım ve İstanbul’a getiriliş sürecinde zaman zaman 190 km/saat hızla yola çıktım. Geceyi, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde, genç polis kardeşlerimin özen ve nezaketine rağmen, yukarıdan gelen bir talimatla 30 santimetre genişliğindeki bir bank üzerinde geçirmek zorunda kaldım.” Bu ifadeleri, Özdağ’ın yaşadığı zorlukları vurgulamaktadır.

Özdağ mektubunda, “Genç polis kardeşlerim bana bir battaniye verdiler. Sabah saat 10’da Çağlayan Adliyesi’ne gideceğimiz söylendi; ancak saat 13.30’da götürülmeme karar verildi. Zira Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlemediğimi anlamışlardı” şeklinde devam etmiştir. Bu süre içerisinde yaşadıklarını ve beklemelerinin sebeplerini eleştirmiştir.

Ayrıca, mektubunda, “Bunun için yeni bir dosya oluşturmak amacıyla Kayseri Emniyet Müdürlüğü’nden bir rapor istenmiş. Bu rapor gelene kadar adliyeye sevk edilmem bekletildi. 2020, 2021 ve 2022 yıllarında attığım tweetlerden hiçbiri Kayseri olaylarıyla ilgili değildir. Ancak, bu tweetler ile Kayseri olayları arasında bağlantı kurularak tutuklama yapıldı. Bu, inanılmaz bir hukuk cinayetidir. Amaç, Ümit Özdağ ve Zafer Partisi’ni susturmaktır. Özdağ ve Zafer Partisi sustuğunda, Öcalan’ı serbest bırakmak daha kolay olacaktır” demiştir. Bu ifade, Özdağ’ın tutuklamanın arkasındaki niyetleri sorguladığını ve bunun bir siyasi baskı aracı olarak kullanıldığını öne sürdüğünü göstermektedir.

Özdağ’ın mektubu, hem kendi yaşadığı sürecin adil olmadığını ifade ederken hem de Zafer Partisi’nin genel durumu hakkında kaygılarını ortaya koyması bakımından önem arz etmektedir. Bu tip olayların, Türkiye’deki siyasi atmosferin ne denli gergin olduğunu ve siyasi figürlerin nasıl bir baskı altında tutulduğunu gösterdiği düşünülebilir.

Zafer Partisi, Ümit Özdağ’ın tutuklanmasının ardından, yeni bir liderlik yapısıyla kamuoyuna karşı daha kuvvetli bir şekilde durmaya çalışmıştır. Mehmet Ali Şehirlioğlu’nun Genel Başkan Vekili olarak atanması, partinin içinde bulunduğu bu zorlu süreç

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın