Uruş’ta Çevre Mücadelesi: Tarımın Geleceği Tehlikede!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Uruş’ta Çevre Mücadelesi: Tarımın Geleceği Tehlikede!

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Ankara’nın Beypazarı ilçesine bağlı Uruş Mahallesi ve çevresi, 2020 yılından beri MYB Madencilik’in planladığı “Sepiyolit (kil) Madeni Ocağı” projesine karşı çevre mücadelesi vermektedir. 18 bin 620 dekarlık bir alanda gerçekleştirilmesi öngörülen bu projenin, bölgedeki yaşam koşullarını olumsuz etkilemesi ve tarım ile hayvancılığa geri dönüşü olmayan zararlar vermesi beklenmektedir.

Proje, İç Anadolu’nun ilk ve tek sakin şehri olan Güdül ilçesini de etkileyecek. Bu duruma karşı bölgede yaşayan halk, bugün Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı önünde bir eylem düzenledi. Eylem öncesi bir araya gelen TEMA Vakfı gönüllüleri, çevre aktivistleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcileri, iktidarın çevreyi hiçe sayan tutumuna karşı seslerini yükseltti. Eyleme, Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay ve İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan da katılarak destek verdiler.

“TOPLUMDAKİ HER KESİMİN MESELESİ”

Eylemde konuşma yapan Avukat Mustafa Karataş, “Günümüzde tüm dünyada kabul edilmiştir ki, tarım, hayvancılık ve temiz su kaynaklarına erişim milli bir güvenlik meselesidir. Bizim meselemiz, köylülerden şehirde yaşayanlara kadar toplumun her kesiminin meselesidir” ifadelerini kullandı. Projenin gelişimini aktaran Karataş, “Bu duruma isyan ettik. Kaybedecek zamanımız yok, taviz vermiyoruz ve mücadeleye başladık. ÇED gerekli değildir denilerek işlerin yürütülmeye çalışılması kabul edilemez. Ancak yargı, idari işlemin hukuksuz olduğuna karar verdi ve hukuk mücadelemizdeki haklılığımızı tescilledi. Ne yazık ki, bu kez de kamu kurumları aracılığıyla birkaç kişinin çıkarları için yalanlarla dolu bir ÇED başvuru dosyası sunuldu” dedi.

“BİZE SORMADILAR BİLE”

Karataş, “Bize, ‘ekim alanlarınızı, meralarınızı, su kaynaklarınızı alacağız, nereye giderseniz gidin. Tarım ve hayvancılık ile geçimini sağlayan binlerce insanın durumu umurumuzda değil’ deniliyor. Size de, ‘ekmeğinizi, etinizi, meyvenizi dışarıdan ithal ederiz; biraz pahalı GDO’lu yiyecekler yersiniz ama maden şirketlerinin çıkarları her şeyden önemli’ deniyor” şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Uruş Mahalle Muhtarı Murat Uz ise, “Cumhurbaşkanımız her gün muhtarları saraylarda ağırlıyor ama ÇED sürecinde bizlere sadece halkın bilgilendirilmesi düşüyor. Bizlere sormadan karar alındı. Bizler para peşinde değiliz; doğamızın ve ekmeğimizin peşindeyiz. Artık üretirken korkuyla yaşamak istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

“TARİHİ BİR SÜREÇTE GEÇİRİYORUZ”

TEMA Vakfı Ankara Temsilcisi Nevzat Özer, “Anadolu topraklarının derisi yüzülüyor. Binlerce yıldır ürün veren bu toprakları bir şirketin çıkarları için heba edemeyiz. Bu topraklar, halkı beslemeye devam etmelidir; aksi takdirde bir avuç şirketin zenginliği için yaşanmaz hale gelecektir” değerlendirmesini yaptı. İYİ Partili Yüksel Arslan, “Yanlış tarım politikaları yüzünden çiftçimiz ve köylümüz zor durumda. Türkiye artık mercimek ve soğan ithal eden komik bir duruma geldi. Bu rant anlayışları, binlerce insanı yok saydı. Madenciler, Anadolu topraklarını perişan ettiler” dedi. Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay da, “Bölgemiz tarihi bir süreçten geçiyor. Bu ÇED raporunun onaylanması, iki ilçenin tarımının sona ermesi demek. Bizler, atalarımızdan miras kalan bu toprakları sağlıklı bir şekilde evlatlarımıza bırakmak istiyoruz. Bölge tamamen yok oluyor. Çayırhan’da meyve sebze yetişiyor mu? Hayır. Bu mücadele, bölgemizin kaderini belirleyecek. Hakkımızı arayacağız” şeklinde konuştu.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın