
iahaber Dış Haberler
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile nihai bir barış anlaşması müzakere etmek amacıyla Pakistan’ın başkenti İslamabad’da bulunuyor. Ancak Britanya merkezli The Guardian’ın analizine göre bu savaşın “ilk yüksek profilli görevi” neredeyse bir “zehirli kadeh” gibi algılanıyor.
The Guardian’ın Andrew Roth imzalı analizinde, JD Vance’in İran savaşı konusundaki açık karşıtlığı ve savaşın patlak vermesinden beri sessiz kalması dikkat çekiyor. Müzakere sürecine katılması, 1979 İran Devrimi’nden bu yana gerçekleşen en üst düzey temas olarak değerlendiriliyor.
Vance’i zor bir seçim bekliyor
İslamabad’daki görüşmelerin Vance için “zor bir tercih” ortaya koyacağı belirtiliyor. Bu tercih, “ya ateşkesi korumak ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasını sağlamak için ABD’nin İran’a önemli tavizler vermesini kabul etmek ya da müzakereleri sonlandırarak, Amerikan kamuoyunda hoş karşılanmayan bir şekilde savaşa dönüşü desteklemek” şeklinde ifade ediliyor.
“MAGA kimliği sıkıntıda”
İslamabad’daki müzakerelerin sonuçlarının, 2028’de beklenen başkan adaylığı üzerinde önemli bir etkisi olacağı öngörülüyor. Vance’in savaş karşıtı bir tavır sergilememesi, MAGA kimliğinin sorgulanmasına yol açıyor. Analizde, “Vance, göreve geldiğinde daha temkinli bir dış politika ve Orta Doğu’daki ‘sonsuz savaşların’ sona erdirilmesi çağrısı yapmıştı; ancak bu müzakereler onu, Irak Savaşı’ndan bu yana ABD’nin bölgedeki en büyük müdahalesine daha da derinlemesine çekebilir.” ifadelerine yer veriliyor.
Pakistan’a gitmeden önce Air Force Two’ya binen Vance, müzakere heyetinin ABD Başkanı Donald Trump’tan “net” talimatlar aldığını dile getirerek, “Bunun nereye varacağını göreceğiz.” şeklinde ekledi.
Vance, “ABD başkanının da belirttiği gibi, eğer İran iyi niyetle müzakere etmeye istekliyse, biz de uzatılan eli karşılıksız bırakmayız.” dedi ve “Ama bizi oyalamaya çalışırlarsa, müzakere ekibinin o kadar da açık olmadığını görecekler.” ifadelerini kullandı.
“Hürmüz kontrolü, Washington’a karşı güçlü bir koz sunuyor”
Ancak analize göre, görüşmeler öncesinde İran ile müzakere yürütmüş eski ABD’li yetkililer, Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün Washington karşısında yeni bir güç unsuru oluşturduğunu belirtiyor.
Guardian analizinde, ABD’nin İslamabad’daki masadan kalkabileceği ancak Körfez’den deniz trafiğinin serbest akışını garanti edemeyeceği ifade ediliyor. “Bu durum, yakıt sıkıntısı ve tedarik zinciri krizinin bu yaz küresel ekonomiyi sarsma ihtimali karşısında Tahran’a Beyaz Saray üzerinde önemli bir kaldıraç sağlıyor.” denilerek durumun ciddiyeti vurgulanıyor.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



