
Önümde bir menü ve bir rapor yer alıyor.
Menü, Meclis’te milletvekillerinin iftarda tükettiği yemekleri içerirken, rapor Panorama TR’nin Türkiye’nin ekonomik durumuna ilişkin yaptığı anketin sonuçlarını yansıtıyor.
Öncelikle menüye bakalım… Özenle hazırlanmış kâğıda basılmış ve masalara yerleştirilmiş olan menüde şu lezzetler sıralanıyor:
Lebeniye çorbası, iftar tabağı içerisinde; bal, kaymak, hurma, gün kurusu, badem, ceviz, beyaz peynir, eski kaşar, pastırma, domates, salatalık, mevsim yeşilliği, çiğ köfte, siyah zeytin ve yeşil zeytin. Ardından karamelize soğanlı avokado favalı enginar, içli köfte, sebzeli çıtır börek ve çilekli file bademli narlı yeşil salata sunulmakta. Ana yemek olarak ise keşkek yatağında dana antrikot seçilmiş. Tatlı olarak fındıklı narlı güllaç ve zencefilli sumak şerbeti yer alıyor.
Bu menüyü hazırlayan, onaylayan ve sunanlar acaba neler düşünüyor? Sorun sadece Türkiye’de milyonlarca insanın karşılaştığı büyük ekonomik zorluk değil. Kendilerini konumlandırdıkları yer, halktan kopuş… Evlerde kaç kap yemek pişirildiğinin farkındalar mı? O yemeklerin içinde antrikot, pastırma, peynir ve zeytin gibi ürünlere nasıl ulaşıldığının zorluklarını biliyorlar mı? Bazı yorumcular, “sofrayı eleştirmek değil, herkesin bu sofrayı kurmasını sağlamak gerekir” demekte. Ancak mevcut şartlar altında geniş bir kesim için bu, hayat boyu imkânsız bir hayal olarak kalacak. Ayrıca, asil sofraların boş kalması ve vekil sofralarının tevazudan uzak durması da dikkat çekici bir durum.
Şimdi ise araştırmadan bahsedelim. Meclis’te bu menü yenilirken, tartışmalar devam ederken Panorama TR’nin anket çalışması bana ulaştı. İşte birkaç dikkat çekici detay:
– Katılımcıların yüzde 46’sı, hane bütçesini en çok zorlayan harcama kaleminin kira dışında gıda olduğunu belirtiyor.
– Katılımcıların birçok sorudaki yanıtları parti aidiyetlerine göre değişiklik gösterirken, aile bütçesi üzerinde baskı oluşturan harcamalar konusunda verilen cevaplar, parti kimliğinden bağımsız bir örüntü sergiliyor. Tüm seçmen grupları için gıda harcaması öncelikli sorun olarak öne çıkıyor.
– Yaş grupları temelinde hane bütçesi üzerindeki en büyük baskı yaratan harcama kalemleri incelendiğinde, gıda giderlerinin her yaş segmentinde önemli bir zorluk kaynağı olduğu görülüyor.
– Ekonomik daralma toplumun tamamını etkilese de, etkileri eşit dağılmıyor; en sert kaybın alt gelir gruplarında yaşandığı tespit ediliyor. Temel ihtiyaçları karşılama zorluğunun yüzde 83’e ulaşması, ekonomik baskının ne denli yaygınlaştığını gösteriyor. Gıda ve enerji harcamalarının bütçe üzerindeki ağırlığı, enflasyonun en çok nerede hissedildiğini açıkça ortaya koyuyor. Özellikle düşük gelir grubunda gıda harcamasının açık ara birinci sırada yer alması, hayat pahalılığının temel tüketim kalemleri üzerinden deneyimlendiğini açıklıyor. Bu durum, enflasyonun yaşam maliyeti krizi olarak algılandığını gösteriyor.
– Türkiye’de ekonomik tartışmalar artık makro göstergelerden çok hane bütçesi etrafında dönüyor. Ekonominin gerçek yansıması, vatandaşların ay sonunu nasıl getirdiği, borçlarını nasıl ödediği ve geleceğe dair güven duyup duymadığı ile belirleniyor. Bu güven yeniden tesis edilmedikçe, teknik iyileşmeler toplumsal iyileşme olarak algılanmayacak. Katılımcıların yüzde 57’si son bir yılda hane ekonomisinin kötüleştiğini ifade ediyor. Düşük gelir grubunda bu oran yüzde 78’e çıkıyor.
Araştırma sonuçlarına göre, hane bütçesini en çok zorlayan kalem gıda, yani en temel ihtiyaç. Ve katılımcılar, parti ayrımı gözetmeden gıdaya erişim konusunda zorluk yaşadıklarını aktarıyor. Böyle bir ortamda, liderlerin, yöneticilerin ve vekillerin ‘keşkek yatağında dana antrikot’ yiyerek poz vermeleri kabul edilemez.
Haberin sona ermeden önceki kısmında belirtmek gerekir ki; CHP, İYİ Parti, Yeniden Refah, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi Genel Başkanları, Meclis’teki iftara katılmadı. İftarın ‘iç cephe’nin önemine vurgu yapıldığı, İsrail-ABD’nin İran’a saldırdığı bir süreçte birlik görüntüsünün önemli olabileceği ifade ediliyordu. Ancak CHP liderinin, aynı gün bir belediye başkanının tutuklanması dolayısıyla iftara katılmadığı belirtildi. Önümüzdeki dönemde bölgedeki savaş olasılığının artması nedeniyle partiler üstü bir duruş sergilemek açısından önemli bir fırsat kaybedilmiş oldu.
Hukuk, adalet ve demokrasi eksikliği ile birlikte yoksulluğun her geçen gün daha da yaygınlaştığı bir ortamda, halkın durumundan habersiz görüntüler sergilemek acı verici. Simit-çay hesaplarından avokado favalı enginara geçiş, halkın gözünden kaçmayacaktır.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



