Yalçın-Arınç Polemiği: Siyaset Meydanında Gerginlik

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Yalçın-Arınç Polemiği: Siyaset Meydanında Gerginlik

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ile eski TBMM Başkanı Bülent Arınç arasındaki tartışma devam ediyor. Arınç’ın kendisine yönelttiği eleştirilere cevap veren Yalçın, Arınç’ı “şahsi saldırı” ve “fitne” ile itham etti.

Yalçın, yazılı bir açıklama yaparak Arınç’ın eleştirisinin “politik eleştiri sınırlarını aştığını” iddia etti. Yalçın, “Arınç, siyasi tenkidi bir kenara bırakıp şeref ve haysiyete saldırmayı tercih etti” şeklinde konuştu.

Arınç’ın kendisini Devlet Bahçeli’ye şikâyet edeceğini söylemesine de tepki gösteren Yalçın, “siyaset meydanı; şekvacılık, sızlanma ve yakınma yeri değildir” ifadelerini kullandı.

MHP’den Bülent Arınç’ın çıkışına sert tepki: Siyaset fosili, FETÖ kuryesi

FÂSIKÜ’L LEYL Ü VE’N-NEHAR BÜLENT ARINÇ!
Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın, “bilge politikacı ve yüksek ahlaklı kişi” imajının arkasındaki enaniyet ve büyüklük kompleksi, aralarındaki son polemikle net bir şekilde ortaya çıkmıştır.
Siyaset dairesinin ve sınırlarının dışına çıkmadan yaptığım eleştiriler, Bülent Arınç’ın maskesini düşürdü.

Yalçın’ın açıklamasında öne çıkan ifadeler şöyle:

“FÂSIKÜ’L LEYL Ü VE’N-NEHAR BÜLENT ARINÇ!

Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın, “bilge politikacı ve yüksek ahlaklı kişi” maskesinin ardında gizlediği kibir ve büyüklük kompleksi, aramızdaki son söz savaşında gün yüzüne çıkmıştır.

Siyasi sınırların dışına taşmadan yaptığım eleştiriler, Bülent Arınç’ın gerçek yüzünü ortaya koydu.

Şişkin egosu, bir politik eleştirinin ardından patlayan bir balon gibi aniden sönmüştür.

Eski Meclis Başkanı’nın içindeki gizli kibir ve nefret, karanlıkta gizli kalmış gibi görünse de gün yüzüne çıkmıştır.

Biz, Bülent Arınç’ın kişisel yaşamına dair bir değerlendirme yapmadık; yalnızca kendisinin siyasi tespitleri üzerine eleştirilerde bulunduk.

Arınç, siyasi eleştiriyi bir kenara bırakarak şeref ve haysiyete saldırmayı tercih etti.

Arınç’ın şahsıma yönelttiği yanlış ithamlar, politik eleştirinin sınırlarını aşarak münafıklara özgü bir ifşa ve ayıp teşhirine dönüşmüştür.

Her haksız ve suçlu kişinin başvurduğu gibi…

Bülent Arınç’a yönelttiğim sert eleştirilerin sebepleri:

1. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin, aziz milletimizden büyük destek gören Terörsüz Türkiye hedefindeki samimi çabalarını değersizleştirmeye çalışmasıdır.

2. Bir Müslüman olarak “izzet ü ikbâl ile hükümetten çekilmek” yerine inananlar arasında nifak ve fitne yayma çabasını sürdürmesidir.

3. “Fâsıkü’l leyl ü ve’n-nehar” işlevini terk etmesi konusunda kendisini uyarmaktır.

Sen ki, egoist bir kişinin gerçek yüzünü açığa çıkaran bir üslup sergilemektesin!

Mağrur Arınç, benim sözlerimden ders alacağına daha da hiddetlenerek saldırıya geçti.

Beni itham ettiği sözlerden daha rezil bir üslupla ve kibirli ifadelerle karşılık verdi.

Bülent Arınç, yaşadığımız evlat acısının vicdanımızı hassaslaştırması gerektiğini ifade ederken, içinde taşıdığı kin ve nefret duygularını dışa vurdu.

Nezaket ve incelik göstermesi gereken bir durumda, kaba ve sert bir tavır sergiledi.

Bana yakıştırdığı o dedikodu cümlesi de öfkesini dindirmek için sarf ettiği bir söz oldu.

Beklediği merhamet ve insaf yerine, şeytanın ipine sarılarak bel altı vurmaya yöneldi.

Siyasi eleştiri sınırlarını aşarak şeytanla ortaklık kurmayı seçti.

Bülent Arınç, kendi nefsini aşırılıktan koruyamayarak adımın anlamıyla da vurmaya kalkıştı.

Peki, kendisi asla liyakat kesp etmediği Bülent isminin manası hakkında hiç düşündü mü?

Bülent Arınç, yüksek mevkilere erişti ama ahlaki sorunlarla yüzleşmediği için ismiyle müsemma olamadı.

Biz, kendisinden bir öğrenciyi babasına şikâyet eden mızmız öğretmen üslubuyla değil; abdestinden şüphesi olmayan bir musallinin vakar ve itidaliyle eleştirilerimize cevap vermesini beklerdik.

Ancak Bülent Arınç, öylesine cürmümeşhut bir durumda yakalandı ki iç barışa yönelik politikalarına saldırarak kendini küçültmekten başka bir şey yapmadı.

Siyaset meydanı; şekvacılık, sızlanma ve yakınma yeri değildir.

Bülent Arınç, kendini bir siyaset dahisi olarak görüyor fakat kibirini gizlemekte zorlanıyor.

Durumu, lisanı ve davranışlarıyla kendisi ortaya koyuyor.

Bülent Arınç’ın benim eleştirilerime sosyal medyada verdiği cevaplar ve hakaret içeren cümleleri, onun gerçek karakterini açığa çıkardı.

Arınç’ın içindeki enaniyet ve kibir, kamuoyunca öğrenilmiş oldu.

Nifak, fitne ve tefrikanın bir siyasetçiyi nasıl düşürdüğünü ibretle izliyoruz.”

NE OLMUŞTU?

Bir konferansta konuşan Arınç, 15 Temmuz sonrası Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevlerinden ihraç edilenlere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Bugün Apo’ya statü peşinde koşanlar önce bunu halletsinler” demişti.

Yalçın ise Arınç’a “siyaset fosili” diyerek cevap vermiş, “Baltayı taşa vurmakla kalmıyor, kendi ayağına kurşun sıkıyor” demişti.

Arınç da Yalçın’a sosyal medya hesabından yanıt vererek, “Senin için ‘kimdir bu?’ diye sorduğumda ne diyorlar biliyor musun? ‘Şaribül leyli ven nehar’” ifadelerini kullandı ve Yalçın’ın açıklamalarını sürdürmesi halinde kendisini MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye şikâyet edeceğini belirtti.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın