
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Habertürk TV’de Hülya Hökenek’in sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkmenistan’da katıldığı “Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi”ne dikkat çeken Yalçın, “Türk Dünyası ülkeleri, Türkiye ile ilişkilerin önemini kavrayarak buraya daha yakınlaşmaya başladılar. Türkiye, Azerbaycan’a yardım edebileceğini gösterdi. Kazakistan gibi ülkeler, sıkıştıklarında Türkiye’nin kendilerine yardım edebilecek bir aktör olduğunu biliyor. Türk Devletleri Teşkilatı’nın ulaştığı nokta, Türkiye’nin başarılarıyla doğrudan bağlantılı” ifadelerini kullandı.
Yalçın’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
Türk Dünyası ile ilişkilerimizde önemli ilerlemeler kaydediyoruz. Bu ilişkiler, sadece istekle değil, derin bir duygudaşlıkla geliştirilebilecek bir yapıya sahip. Türk Dünyası ülkeleri, Türkiye ile ilişkilerin önemini göz önünde bulundurarak daha yakın bir işbirliği içine girmeye başladılar. Türkiye, Azerbaycan’a yardım edebileceğini göstermiştir. Kazakistan, gelecekte başı sıkıştığında Türkiye’nin yardım edebileceğini bilmektedir. Türk Devletleri Teşkilatı’nın ulaştığı nokta, Türkiye’nin elde ettiği başarılarla yakından ilgilidir. Oradaki akraba topluluklar ve Türk kardeşlerimiz, Türkiye ile olan ilişkilerin değerini kavramış durumdalar. Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemi, dünya enerji ticaretinin beşte birinin bu noktadan geçtiği gerçeğiyle bir kez daha anlaşıldı. Bu noktada sıkıntı yaşandığında, bütün devletler olumsuz etkileniyor. Biz de etkilenmemizi en aza indirmek için gerekli adımları atmalıyız.
“ENERJİ KAYNAKLARININ AKABİLECEĞİ ÜLKE OLABİLİRİZ”
Orta Koridor, bu bağlamda önemli bir alternatif olarak öne çıkıyor. Körfez ülkelerinde yaşanan gelişmelerin ardından, Türkiye’nin turizm ve gayrimenkul gibi alanlarda yatırımlarını artırması gerekmektedir. Türkiye, bu düzleme hazırlıklı girmiştir. Türkiye, silahlı çatışmaların parçası olmadığı sürece, iç ve dış alanda güvenilir bir partner konumunu koruyarak, enerji kaynaklarının akabileceği bir ülke haline gelebilir. Bölgedeki savaşlar, hiç istemediğimiz bir durumdur. Ancak savaşların engellenmesi, Türkiye’nin tek başına sağlayabileceği bir durum değildir. Ekonomimizi bu olasılıklara göre yönlendirmek büyük önem taşımaktadır.
“HÜRMÜZ’ÜN 3-5 GÜNE AÇILACAĞI GİBİ BİR ARGÜMAN YOK”
Diplomatik ziyaretler ve görüşmeler, bir anda havayı yumuşatabilir; ancak bu durum geçici sinyaller de verebilir. Dünya siyasetinde ilerleyen süreçte iyimser bir tablo olmadığını görmekteyiz. Hürmüz hakkında konuşurken, Hürmüz’ün 3-5 günde açılabileceği gibi bir argüman bulunmamaktadır. Dünya, her tekrarlanan krizle birlikte birçok ülkenin güvenliğinin risk altında olduğunu gözlemliyor. Günümüzde en değerli malzemelerden biri olan çiplerin, dünya üretiminin yüzde 60-70’inin ABD tarafından kullanıldığı biliniyor. Bu çipler, Tayvan’da üretiliyor ve hammaddesinin yüzde 90-95’i Çin’den sağlanıyor. Tayvan üzerinde ABD-Çin arasında süregelen bir gerilim bulunmaktadır.
“SAVAŞLARIN ÇOK KOLAY DURMAYACAĞI BİR GERÇEK”
Soğuk savaş döneminde ABD ile Sovyetler’in Berlin’de karşılaşması gibi, günümüzde de Çin ile ABD’nin Tayvan’da karşılaşması söz konusudur. Çin, Hürmüz’ün açılmasına ihtiyaç duymaktadır. Enerji akışının kesilmesi, ABD’yi de rahatsız eden bir durumdur. Jeopolitik açıdan, dünya yeni bir kriz dönemine doğru sürükleniyor. Savaşlar ve çatışmaların kolayca durmayacağı, rekabetlerin keskinleşeceği ve enerji güvenliğinin sağlanmasının zorlaşacağı bir döneme girdiğimiz anlaşılmaktadır. Hazırlıklı olmamız gerekmektedir. İran, birkaç ay önceki durumundan farklı olarak, şu anda Hürmüz konusuna ve yaptırımlara odaklanmış bir durumda bulunuyor.
“TÜRKİYE MAKUL VE RASYONEL BİR DIŞ POLİTİKA İZLİYOR”
On yıl önce İran, Şii Hilali’nden bahsediyordu; ancak bugün coğrafyasını koruma mücadelesi vermek zorunda kalmıştır. Maalesef tatsız bir döneme girmiş durumdayız. Büyük hesaplaşmaların yaşanacağı bir dönemdesiniz. Türkiye, çatışmaların parçası olmadan, bir kenarda bütün taraflarla makul ve rasyonel bir dış politika ve güvenlik siyaseti izlemektedir. Yalnızca bazı dostlara yatırımlar yaparak, o dostların sizi yanlış yönlendirmesine izin vermemek gerekiyor. İstikrarı, huzuru ve güveni koruyabilecek her alana yatırım yapılmalıdır.
“İLİŞKİLERİNİZİ DENGELİ ŞEKİLDE YÖNETMEK ZORUNDASINIZ”
Uzun yıllar boyunca Türkiye’nin iç dinamiklerini tartıştık. Eğer bunu inşa etmek istiyorsanız, terörün ortadan kalkması için siyasal zemini güçlendirmek zorundasınız. İran ve Ukrayna gibi konularda farklı tedbirler almanız gerekmektedir. Rusya ile ilişkilerinizi belli bir düzeyde tutarak, bu ilişkiyi devam ettirmek durumundasınız. Dengeli bir şekilde tüm ilişkilerinizi yönetmek önemlidir. Türkiye, her alanda proaktif bir politika izlemektedir.
“İSRAİL KARŞISINDA NE ENDİŞELİ NE DE RAHAT OLMALIYIZ”
Gelecek dönemde dünya siyasetinin ciddi dönüşümler geçirmesi beklenmektedir. Bu dönüşümler sırasında bazı ülkeler pozisyonlarını kaybederken, bazıları yeni pozisyonlar elde edecektir. Kaybedenler ve kazananlar olacaktır. İsrail, bu coğrafyada ateşi yayarak ayakta kalabileceğini düşünen bir yapıdadır. İsrail’in bölge politikalarına karşı ne aşırı endişeli ne de ‘önemli değil’ yaklaşımı sergilememek gerekir.
“TARİHİN DOĞRU TARAFINDA YER ALIYORUZ”
Türkiye, İsrail’in Gazze’deki suçlarını en yüksek sesle dile getiren ülkelerden biridir. Cumhurbaşkanımızın insan merkezli politikası nettir. Biz, Suriye, Gazze, Karabağ, Ukrayna ve İran’da katledilen çocuklar gibi konularda öncelikle insandan yana bir pozisyon alıyoruz. Cumhurbaşkanımız sık sık “tarihin doğru tarafında yer alıyoruz” ifadesini kullanıyor. Türk dış politikası, endişelerle değil, cesaretle yönlendirilmelidir. İsrail, halen İran’da ABD’yi sahaya çekip tekrar tekrar bombalatmanın peşindedir. Bugün ABD bile, gelinen noktadan memnun olmadığını düşünmektedir.
“TÜRKİYE’NİN GÜCÜNÜ İNŞA ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
İsrail, Türkiye’nin söylem ve eylem anlamındaki dış politikasının kendisini rahatsız ettiğinin bilincinde. Eğer kendi güvenliğinizi sağlayacak bir konumdaysanız, bu durum rakipleriniz tarafından net bir şekilde görülmektedir. Türkiye’nin İsrail karşısında büyük endişelere kapılacak bir durumu söz konusu değildir. İsrail gibi aktörler, her zaman Türkiye’nin ayağını kaydırmayı hedefleyecektir. Biz de Türkiye’nin gücünü inşa etmeye devam edeceğiz.
Başkan Altay, Sarayönü’nde vatandaşlarla bir araya geldi.
Metiner ve Yarar, KKTC vatandaşı oldu.
CHP’den mutlak butlana hazırlık! İ
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



