
2026-2035 yıllarını kapsayan ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ programına rağmen, 2014 yılında yüzde 13,9 olan yalnız yaşayan bireylerden oluşan tek kişilik hane halklarının oranı 2025 yılı itibarıyla yüzde 20,5’e yükseldi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “İstatistiklerle Aile 2025” başlıklı bültenini yayımladı.
ADNKS verilerine göre, yalnız yaşayan fertlerden oluşan tek kişilik hane halklarının oranı 2014 yılında yüzde 13,9 iken, 2025 yılında yüzde 20,5’e ulaştı.
Tek çekirdek aile olarak adlandırılan, yalnızca eşlerden veya eşler ve çocuklardan ya da tek ebeveyn ve en az bir çocuktan oluşan hane halklarının oranı 2014’te yüzde 67,4 iken, 2025’te bu oran yüzde 62,7’ye geriledi. Buna karşın, geniş aile olarak tanımlanan ve en az bir çekirdek aile ile diğer bireylerden oluşan hane halklarının oranı aynı dönemde yüzde 16,7’den yüzde 13,5’e düştü.
Çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hane halklarının oranı, 2014’te yüzde 2,1 iken 2025’te yüzde 3,3’e yükseldi.
Aile ve çocuklar mutluluğun kaynağı
Yaşam Memnuniyeti Araştırması 2025 sonuçlarına göre, bireylerin kendilerini en çok mutlu hissettikleri kaynak olarak ailelerini gösterenlerin oranı yüzde 69 oldu. Mutluluk kaynağı olarak çocuklar yüzde 15,6, bireyler yüzde 4,8, eşler yüzde 3,9, anne/baba yüzde 3,3 ve torunlar ise yüzde 1,9 oranında yer aldı.
ADNKS verilerine göre, geçtiğimiz yıl Türkiye’de 21 milyon 375 bin 930 çocuk arasında hem annesi hem babası vefat edenlerin sayısı 4 bin 907, babası vefat eden çocuk sayısı 251 bin 929, annesi vefat edenlerin sayısı ise 79 bin 214 olarak kaydedildi.
Cinsiyet bazında inceleme yapıldığında, hem annesi hem babası vefat eden erkek çocuk sayısının 2 bin 552, kız çocuk sayısının 2 bin 355 olduğu, babası vefat eden erkek çocuk sayısının 128 bin 983, kız çocuk sayısının ise 122 bin 946 olduğu belirlendi. Annesi vefat eden erkek çocuk sayısı 40 bin 478, kız çocuk sayısı 38 bin 736 olarak rapor edildi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın verilerine göre 2025 yılında ülke genelinde kuruluş bakımı altında bulunan çocuk sayısı 15 bin 508 olarak belirlendi. Koruyucu aile sayısı 9 bin 96, koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı 10 bin 841 ve evlat edinen çocuk sayısı 681 oldu.
Kesinleşen boşanma davaları sonucunda geçen yıl 193 bin 793 çiftin boşandığı kaydedildi. 191 bin 371 çocuk ise velayete verildi. Boşanma davalarında çocukların velayetinin çoğunlukla annelere verildiği gözlemlendi. Velayetlerin yüzde 74,6’sı anneye, yüzde 25,4’ü ise babaya verildi.
Yoksulluk oranları değerlendirildi
Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarına göre, eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen sınırda yoksulluk oranı 2025’te yüzde 20,6 olarak hesaplandı.
Hane halkı tipine göre yoksulluk oranları incelendiğinde, tek kişilik hane halklarının yüzde 9,8’inin, tek çekirdek aileden oluşan hane halklarının yüzde 20,4’ünün, geniş ailelerden oluşan hane halklarının yüzde 27,1’inin ve çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hane halklarının yüzde 14,3’ünün yoksulluk sınırının altında yaşadığı görüldü.
Kendi konutunda oturanların oranı yüzde 57,1
Konut mülkiyet durumlarına bakıldığında, 2025 yılında bireylerin yüzde 57,1’inin oturduğu konutun sahibi olduğu, yüzde 27’sinin kiracı olduğu belirlendi. Lojmanda oturanların oranı yüzde 0,9 iken, kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı yüzde 15 olarak kaydedildi.
Nüfusun yüzde 28,8’inin konutlarında sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçeveleri gibi sorunlar, yüzde 27,9’unun izolasyon eksikliği nedeniyle ısınma sorunları, yüzde 22,1’inin ise trafik veya endüstriyel faaliyetler nedeniyle hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlarla karşılaştığı tespit edildi.
(AA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



