
Yalova’da IŞİD militanlarına yönelik gerçekleştirilen bir operasyonda çatışma meydana geldi. Bu çatışmada üç polis memuru hayatını kaybederken, 7’si polis ve 1’i bekçi olmak üzere toplamda üç kişi yaralandı.
Operasyon sırasında altı teröristin ölü olarak ele geçirildiği ve beş kişinin gözaltına alındığı bilgisi alındı.
Şehit haberlerinin ardından toplumsal tepkiler artarken, CHP’nin eski Yalova Milletvekili Muharrem İnce, köyünün 6-7 kilometre yakınındaki bir bölgede Sözcü TV’de Serdar Cebe ile Ana Haber programına katıldı.
Sözcü TV muhabiri İlknur Yağumli’nin sorularını yanıtlayan İnce, yetkililere çağrıda bulunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün kenti Yalova’nın terör örgütleri için bir “karargah” haline getirildiğini ifade etti.
İnce’nin açıklamaları şöyle oldu:
“Burası sürekli olarak yağmalanan bir bölge; giderek küçülüyor. Bu durum beni derinden üzüyor.
Elmalık Köyü değil, Elmalık Yolu burası. Bizim köyümüz ise buradan yaklaşık 6-7 kilometre ileride bulunuyor.
Yalova, 15-20 milyonluk İstanbul’un yanı başında minik, butik bir şehir. Ormanlarla kaplı, güzel bir yer.
Ancak ne yazık ki terör örgütleri ve uyuşturucu kaçakçıları Yalova’yı üs olarak kullanıyor. Bunun sebebi ise büyük şehre olan yakınlığı. Eylemlerini burada gerçekleştirmiyorlar ama burayı bir karargah haline getirmiş durumdalar. Bunu yıllardır dile getiriyorum.
Yalova Cumhuriyet Başsavcısına sesleniyorum: Sabah 5’te evime gelme. Davet et, yarın “Yalova” diyerek davet et, ben de geleyim.
Şu anda köyde imarsız bir alanda, 5 bin dönüm araziniz varsa, sadece 75 metrekare inşaat yapabilirsiniz. İkinci katına da 75 metrekare ekleyerek toplamda 150 metrekareye ulaşabilirsiniz. Ancak şu anda 5 dönüm arazide 5 dönüm inşaat yapan tarikatlar mevcut.
Bu ülkenin savcılarına sesleniyorum: “Alnı secdeye değiyor” diyerek yıllarca FETÖ’cüleri hoş gördünüz. Sakal bıraktı diye insanları namuslu olarak kabul ediyorsunuz. Ön kapıdan giriyorlar, arka kapıdan çıkıyorlar.
Yalova Cumhuriyet Başsavcısına sesleniyorum: Beş dönüm araziye beş dönüm inşaat yapılan bir tarikat yurdunu ona göstereceğim. Eğer yüreği yetiyorsa beni arasın, orayı birlikte ziyaret edelim. Orada neler döndüğünü bilmiyoruz. Ben içeri giremiyorum, savcı girebiliyorsa girsin.
Türkiye’de terör ve uyuşturucuyla “alnı secdeye erenler-ermeyenler” ayrımı yaparak yaklaşılırsa, başımıza çok daha büyük belalar açılabilir.
Atatürk’ün kendi mülkünde, Türkiye Cumhuriyeti’nin polis çocukları bugün şehit oldu. Bu durum beni çok üzüyor. Milletimizin başı sağ olsun.
Devlet yetkililerinin bu durumu göz ardı etmesi ve istihbaratın eksikliği beni hayrete düşürüyor. Bu durumu nasıl göremiyorlar?
Beş dönüm araziye beş dönüm inşaat yapan bir tarikat var. Kapısına çelik kapılar koymuşlar, içeri girmek ve görüntü almak imkansız hale gelmiş. İstanbul’un yanı başında burayı karargah haline getirdiler.
Bu kenti yönetenler, bu kentin savcısı ve valisi, “IŞİD benzeri, PKK benzeri örgütlerle ilgili nereye arama yapmalıyız?” diye sorsalardı, bunu ben söyleyebilirim. Bu kentin 16 yıl milletvekilliğini yaptım, dokusunu çok iyi biliyorum.
Bunu ben söyleyebiliyor muyum da bu ülkenin emniyeti ve savcısı söyleyemiyor mu? Buradan bilgi alıyorlar mı? Yazık oluyor bu memleketin evlatlarına. Daha büyük sorunlarla karşılaşacağız.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans
ve Rek. Tic. A.Ş’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



