
Girne açıklarında, yolcu ve mürettebat dahil toplam 267 kişiyi taşıyan bir yolcu gemisi alabora olarak battı. Son gelen bilgilere göre, bu trajik olayda 8 yolcunun yaşamını yitirdiği ve 20 kişinin bulunması için arama çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Olayın yarattığı büyük infialin yanı sıra, yeni ortaya çıkan detaylar da herkesi derinden üzdü.
7 YIL ATIL DURUMDA BEKLEMİŞ
Sabah gazetesinde yer alan habere göre, gemiyi işleten şirketin çalışanları ve alacaklılarına olan borçları sebebiyle eski adıyla Iris Jet olan gemiye haciz konuldu. Bu durum sonucunda gemi, Taşucu Limanı’na bağlanarak yaklaşık 7 yıl atıl bir şekilde beklemek zorunda kaldı.
KARAYA OTURDUKTAN SONRA YAMA YAPILDIĞI İDDİA EDİLDİ
Daha önce Antalya’da turizm amaçlı faaliyet gösteren geminin, yeniden hizmete alınmadan önce karaya oturduğu ve hasar gören bölgesine yama yapılarak onarıldığı iddia ediliyor.

Faciada, geminin ilk su aldığı bölgenin de yama yapılan kısım olduğu öne sürüldü. Yapılan değerlendirmelere göre, geminin manevra yaptığı esnada dalgaların onarılan bölgeye uyguladığı kuvvet, zamanla zayıflayan yama kısmında yeniden açılmaya yol açtı. Dalgaların yama yapılan bölgeyi koparmasıyla birlikte gemide yaklaşık 1,5-2 metrelik bir açıklık oluştu ve bu nedenle gemi hızla su almaya başladı.
ÇIKIŞ İZNİ VERİLMESİ FELAKETE DAVETİYE ÇIKARDI
Olayın skandalları bununla sınırlı kalmadı. Batan geminin klas belgesinde “Dalga yüksekliği 3 metreyi aştığında gemi limandan ayrılamaz” ibaresinin bulunduğu, buna rağmen Liman Başkanlığı’nın fırtınada çıkış izni vermesi ve kaptanın sefere çıkması felaketi davet eden bir durum yarattı.
KURTULAN YOLCULARDAN VAHİM İDDİALAR
Ayrıca, faciadan kurtulan yolcuların iddiaları da durumu daha da karmaşık hale getirdi. Kurtulan bazı yolcular, çocuklar için can yeleği bulunmadığını dile getirirken, “Sızan yakıt yüzünden kayarak ezildik” ifadeleri olayın ciddiyetini ortaya koydu.
SON KAPSAMLI DENETİM 2024’TE YAPILMIŞ
Resmi denetim belgeleri de olayın seyrini değiştiren bilgiler sundu. Filo Denizcilik’e ait 8962034 IMO numaralı yüksek hızlı katamaranın klas sertifikasına dayanan son kapsamlı denetim 4 Mart 2024’te gerçekleştirildi. Bu denetim sonucunda, 2 Haziran 2026 tarihinde Taşucu’nda düzenlenen Türk Loydu Klas Sertifikası’nın 3 Mart 2029’a kadar geçerli olduğu ve 25 yıllık kaptan Mustafa Öz’ün sertifikalarının tam olduğu belirlendi.
Resmi belgede yer alan teknik limitler ise şu şekilde:
0-2 Metre Dalga: Maksimum 32 knot hız.
2-3 Metre Dalga: Maksimum 27 knot hız.
3 Metre Üzeri Dalga: Geminin kesinlikle limandan ayrılmaması, seferde ise düşük süratle sığınacak yer araması gerekiyordu.
Siber ve denizcilik uzmanları, hava koşulları ve teknik hız/dalga limitlerine uyulup uyulmadığını incelemek için çalışmalarını sürdürüyor.
“YOLCU İDDİALARI TİTİZLİKLE ARAŞTIRILMALI”
Uzmanlar, ihmaller zincirinin yol açtığı facia ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Yat Turizmi Derneği Başkanı Begüm Doğulu, “Yolcu iddiaları titizlikle araştırılmalı. Su almaya başladıktan sonra yardım çağrısının zamanlaması, yolcuların can yeleklerine yönlendirilmesi ve kriz yönetimi incelenmeli. Hiçbir ticari gerekçe insan hayatının önüne geçemez” şeklinde konuştu.
“BELGENİN VARLIĞI TEKNİK ARIZA OLMAYACAĞINI GARANTİ ETMEZ”
Uzak yol gemi kaptanı Emrah Yılmaz Çavuşoğlu ise “Katamaranlarda gövdeden birine hızlı su girmesi asimetrik ağırlık yaratıp hızla alabora eder. Acil kaçış yolları kilitlenemez; kilitlendi iddiası doğrulanırsa bu vahim bir emniyet ihlalidir. Kaptanın görevi tahliyeyi son ana kadar yönetmektir, yolcu mahsurken gemiyi terk etmek denizcilikle bağdaşmaz. Belgenin varlığı teknik arıza olmayacağını garanti etmez” dedi.
ÇIKIŞ KİLİTLİYDİ, ÖNCE GEMİ KAPTANI KAÇTI
Bu trajik kazanın ardından yargı süreci çift koldan başlatılmış durumda. KKTC soruşturma birimlerinin başlattığı adli tahkikatın yanı sıra, kazada ihmali bulunan Filo Denizcilik Şirketi ve yetkilileri hakkında Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı da kapsamlı bir soruşturma başlattı. Gözaltına alınan 14 şüpheliden 9’u, aralarında gemi kaptanı Mustafa Öz’ün de bulunduğu kişiler tutuklanarak cezaevine konuldu. 5 kişi ise serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında, şüpheli isimler arasında gemi sahipleri, liman başkanı ve liman başkan yardımcısı yer alıyor. Gemi kaptanı Mustafa Öz ve mürettebat, hakimlikteki ilk ifadelerinde suçlamaları reddetti. Kaptan, “Kaza teknik bir arızadan değil, sert dalgalardan kaynaklandı. Dalga darbesiyle geminin ön kısmı koptu ve alabora bu kırılmayla başladı” şeklinde savunma yaptı. Mağdur yolcular ise tahliye sırasında acil çıkış kapılarının kilitli olduğunu ve mürettebat ile kaptanın gemiyi erkenden terk ettiğini iddia etti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



