Yapay Zeka Düşünmeyi Tehdit Mi Ediyor?

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Yapay Zeka Düşünmeyi Tehdit Mi Ediyor?

Üsküdar Üniversitesi öğretim üyesi, yapay zeka çağında bağımsız düşünme ve karar verme yetisinin tehdit altında olduğunu vurguladı.

İSTANBUL (İGFA)- Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Cemil Meriç’in düşünmenin önemine dair görüşlerinden yola çıkarak, yapay zeka çağında bağımsız düşünme, öğrenme ve karar verme yeteneklerinin maruz kaldığı riskleri analiz etti.

Süleymanlı, tarih boyunca yaşanan teknolojik dönüşümlerin insanın bilgiyle olan ilişkisini dönüştürdüğünü belirtti. Matbaanın bilgiyi yaygınlaştırdığını, makinelerin fiziksel emeği azalttığını ve internetin bilgiye erişimi hızlandırdığını ifade etti. Yapay zekanın ise sadece bilgiye ulaşımı kolaylaştırmakla kalmayıp, aynı zamanda yorumlama, muhakeme etme ve karar verme süreçlerine doğrudan müdahale ettiğini ifade etti.

“DÜŞÜNMEK SAVAŞMAKTIR” VURGUSU

Cemil Meriç’in “Düşünmek savaşmaktır” ifadesinin yapay zeka çağında yeni bir anlam kazandığını dile getiren Süleymanlı, asıl muammayı yapay zekanın kapasitesi değil, insanların zihinsel faaliyetlerinin ne kadarını teknolojiye devrettiğinin oluşturduğunu söyledi. Özellikle yeni nesil için bu durumun düşünme, sorgulama ve problem çözme yeteneklerinin yeterince gelişmeden zayıflama riski taşıdığını kaydetti.

Yapay zekanın insan aklını destekleyebileceğini belirten Süleymanlı, eğer düşünme, karşılaştırma, şüphe etme ve karar verme sorumluluğu tamamen teknolojiye devredilirse, bunun bir yardımcı araç olmanın ötesine geçerek bilişsel bağımlılığa dönüşebileceği konusunda uyarıda bulundu.

IQ TARTIŞMALARINA TEMKİNLİ YAKLAŞIM

Bazı ülkelerdeki IQ testlerindeki kuşaklar arası değişimlerin dikkatli bir şekilde yorumlanması gerektiğini vurgulayan Süleymanlı, bu eğilimlerin tamamının doğrudan yapay zekaya atfedilemeyeceğini ifade etti. Eğitim kalitesi, dikkat dağınıklığı, sosyal medya kullanımı ve uzun metin okuma alışkanlıklarındaki değişimlerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Yapay zekanın, uzun süreli dikkat ve bağımsız düşünme alışkanlıklarının zayıfladığı bir ortamda yeni riskler oluşturabileceğini kaydeden Süleymanlı, öğrencilerin birkaç saniyede ödev hazırlayabildiğini ve bir kitabı okumadan özetine ulaşabildiğini belirterek, “Öğrenme yalnızca doğru cevabı bulmak değildir” dedi. Gerçek öğrenmenin aramak, yanılmak, karşılaştırmak, şüphe etmek ve yeniden düşünmekten geçtiğini vurguladı.

YAPAY ZEKAYA NASIL SORU SORULMALI?

Süleymanlı, çözümün yapay zekadan tamamen uzak durmak olmadığını belirtti ve teknolojiyi düşüncenin yerini alacak değil, onun bir ortağı haline getirmek gerektiğini ifade etti.

Bu doğrultuda, kullanıcıların yapay zekaya “Benim yerime düşün” yerine “Benim düşünceme itiraz et”, “Bana doğru cevabı ver” yerine “Başka hangi bakış açıları mümkün?” ve “Benim için karar ver” yerine “Burada neyi gözden kaçırıyorum?” gibi sorular sormalarını önerdi.

Türkiye ve Türk dünyası açısından meselenin yalnızca teknolojik altyapı ve yapay zeka yatırımlarıyla sınırlı olmadığını söyleyen Süleymanlı, okuma, eleştirel düşünme, sorgulama ve araştırma kültürünün geliştirilmesine de vurgu yaptı. Prof. Dr. Süleymanlı, açıklamasını, “Geleceğin temel sorusu makinelerin ne kadar akıllı olacağı değil; yapay zeka bizim yerimize düşündükçe, biz kendimiz düşünmeye devam edecek miyiz?” sözleriyle tamamladı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın