
Son günlerde yapay zeka (AI) etrafında dönen tartışmalar artarken, hepimiz bir şekilde bu teknolojiyi kullanıyoruz. Ancak, bugüne kadar yapay zeka tarafından kaleme alınmış bir dizi izlemediğimiz söylenebilir. “Bu diziyi AI mı yazdı?” sorusu, hâlâ bir küçümseme ifadesi olarak algılanmakta. Duygusuz, mekanik ve tahmin edilebilir bir hikaye anlatımını çağrıştırıyor. 2023 yılında gerçekleştirilen ABD Yazarlar Sendikası grevinin ardından stüdyolarla imzalanan sözleşme AI kullanımına dair kuralları belirlese de, o günden beri yapay zekanın sektördeki etkisini konu alan bir yapım ortaya çıkmamıştı. Ta ki televizyonun en ikonik şovlarından biri olan The Comeback geri dönene kadar.

2005’te ilk sezonu, 2014’te ise ikinci sezonu yayınlanan The Comeback, final sezonunu 23 Mart Pazartesi itibarıyla HBO Max üzerinden izleyiciyle buluşturuyor. Her on yılda televizyon dünyasında yaşanan değişimlere ve değerlerin evrimine bir ayna tutan dizi, ilk sezonda reality şov dalgasını, ikinci sezonda ise meta yaratıcılığını ele almıştı. Bu sezon ise odak noktası, yapay zeka ve onun olası tehlikeleri üzerine.
Dizinin kahramanı Valerie Cherish, komedi dünyasının en sevilen isimlerinden Lisa Kudrow tarafından canlandırılıyor. Kendisi, geçmişteki popülaritesinin izlerini taşıyan, ancak günümüzde unutulmaya yüz tutmuş bir sitcom yıldızı. Tekrar gündeme gelebilmek için her türlü çabayı gösteren Valerie, zamanın gerisinde kalmış bir karakter. İlk sezonda bir reality şovla kariyerine yeniden yön veren Valerie, ikinci sezonda kendisinin bir versiyonunu oynayarak sürpriz bir Emmy ödülü kazanmıştı. Kısacası, ne olursa olsun hayatta kalmayı başaran biri.
Lisa Kudrow’un oğlu Julian Stern, (solda) dizide ilk oyunculuk tecrübesiyle karşımıza çıkıyor
Bu sezon Valerie, altmışlarında ve sektörde “belirli bir yaşta” bir kadın olarak karşımıza çıkıyor. Seçenekleri kısıtlı; ancak bir “az ünlü” olarak var olmaya devam ediyor. Traitors dizisinde yer alıyor, Broadway’de Roxie Hart rolü için hazırlanıyor ve kimse dinlemese de Cherish the Time adlı bir podcast yapıyor. 2023 yılında, yazarlar sendikası grevinin ortasındayız. Valerie, greve katılacak kadar bilinçli fakat bunu sosyal medya paylaşımlarına dönüştürecek kadar da yüzeysel. İlk bölüm, Oyuncular Sendikası Başkanı Fran Drescher’ın grevin ortasında bir selfie çektirdiği bir sahneyle açılıyor ve “ben geldim, pek değişmedim” mesajı veriyor.
The Comeback, izleyicilerini grevin üç yıl sonrası ile buluşturuyor. Valerie, Nunet adlı dijital platformdan bir sitkomda başrol teklifi alıyor. Ancak bu teklifin bir şartı var; dizinin senaryosu yapay zeka tarafından yazılacak ve bu durum gizli tutulacak. Platformun CEO’su, her toplantıyı Zoom üzerinden gerçekleştiren Andrew Scott tarafından canlandırılıyor. Dizi, Scott karakterini yeterince kullanmamakta. Sitkomun yönetmenliğini efsane Jim Burrows üstlenirken, AI’a eşlik eden “insan yazar” rolünde Abbi Jacobson, Valerie’nin sosyal medya asistanı rolünde Ben Stiller’ın kızı Ella Stiller, dizinin IT sorumlusunda ise Lisa Kudrow’un oğlu Julian Murray Stern yer alıyor.
Lisa Kudrow
Eski kadro da geri dönüyor: Valerie’nin kocası Mark karakterini Damian Young, menajeri Billy’yi Dan Bucatinsky, belgeselcisi Jane’i ise Laura Silverman canlandırıyor. Ancak, Valerie’nin kuaförü Mickey rolünü oynayan Robert Michael Morris’in 2017’de vefat etmesi nedeniyle bu sezonda yer alamıyor. Mickey’nin eksikliği, dizinin duygusal yönünü de zayıflatıyor. Valerie’ye karşı duyulan sevgi ve ona bir yıldız muamelesi yapan karakter eksikliği hissediliyor.
AI ile ilgili olaylar hızla gelişiyor. Yapay zekanın yazarlara destek olabileceği, ancak tek başına yaratıcı olamayacağı ortaya çıkıyor. Ayrıca, AI’nın ekonomik model olarak yeterli olmadığı da belirginleşiyor. Buna rağmen, platformların önceliği, seyirci telefonuna bakarken arka planda devam eden işler üretmek ve reklam satışı yapmak. Sitkom gibi türler, korunmaya değer görülmüyor ve “Onları AI yazsa da olur” düşüncesi yaygın. The Comeback, bu tutuma karşı bir duruş sergiliyor, ancak tam anlamıyla karşıt bir pozisyon almıyor. Daha çok, “AI da olsun, ama insana özgü harika işler de devam etsin” gibi, zamanla geçerliliğini yitirecek bir vaatte bulunuyor.
Andrew Scott, The Comeback’te ilk AI dizisine imza atan stüdyo CEO’su rolünde
Dizi, izleyicilerine televizyonun en iyi yazarları olduklarını iddia eden üç karakteri tanıtarak, sektörün bir değişim değil, yok oluş ile karşı karşıya olduğunu vurguluyor. Bu karakterleri kimler canlandırıyor? Üç orta yaşlı, cis, beyaz erkek: Bradley Whitford, Adam Scott ve Justin Theroux. Bu durum, The Comeback’in sunduğu alternatifin ne olduğu konusunda kafamda soru işaretleri oluşturuyor. “Bu dizinin yapımında AI kullanılmamıştır” ibaresiyle sona eren The Comeback’e göre, seçeneklerimiz ya AI ya da beyaz ve yaşlı erkeklerin yazdığı harika diziler mi?
The Comeback’in en güçlü yönlerinden biri, Valerie’ye nihayet hak ettiği saygıyı göstermesi. AI karmaşası içinde liderlik pozisyonuna yükselen, yaptığı işin ve çalıştığı insanların en iyi olması için çaba gösteren, televizyon hakkında geniş bir bilgiye sahip olan bir Valerie görüyoruz. “Belirli bir yaşta kadın” klişelerini yıkan ve kendi değerini kucaklayan Valerie, televizyon tarihinin en kült dizisinin finaline son derece uygun bir karakter.
<img decoding="async" alt="" data-error-handled="true" height="400" src="https://media-cdn.iahaber.com.tr/media/library/2026 </p>
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



