
iahaber Dış Haberler
Britanya’da yapay zekâ tabanlı yüz tanıma sistemlerinin denetimi, önemli bir tartışma konusu haline gelirken, yetkililer mevcut yasal çerçevenin teknolojinin hızlı gelişimine ayak uyduramadığını vurguluyor. Bu süreçte küresel finans sistemi de yapay zekâ kaynaklı baskılarla yüzleşiyor; büyük bankalar, veri merkezi yatırımlarındaki yüksek borç yükünü yönetebilmek amacıyla risk transferi yollarını araştırıyor. ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş, ikinci ayına girerken taraflar arasındaki çıkmaz derinleşiyor; Washington deniz ablukasını devam ettirirken, Tahran geri adım atmıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ise küresel ticareti doğrudan etkiliyor. ABD Başkanı Donald Trump, bölgede mahsur kalan gemilerin kurtarılmasına yardımcı olacaklarını belirtirken, kısa bir süre sonra bir tankerin vurulduğu haberi geldi.
4 Mayıs 2026’da dünya basınında öne çıkan başlıklar şöyle…
The Guardian | Britanya’da suça karşı yapay zekâlı mücadele tartışılıyor
Britanya’nın biyometrik denetim kurumları, suçluların yakalanmasında kullanılan yapay zekâ destekli yüz tanıma sistemlerine yönelik ulusal denetimin, teknolojinin hızlı gelişimini takip edemediği konusunda uyarıda bulundu. Metropolitan Polisi’nin son bir yılda Londra’da taradığı yüz sayısının neredeyse iki katına çıkması ve Britanya’daki perakendecilerin yapay zekâ kullanımındaki artışla birlikte, İngiltere ve Galler Biyometri Komiseri Prof. William Webster, mevcut mevzuatın “gerçek dünyaya yetişmeye çalışan yavaş bir süreç” olduğunu ifade etti. İskoçya’da benzer bir görevi sürdüren Dr. Brian Plastow, teknolojinin “polisin iddia ettiği kadar etkili olmadığını” belirtti. Denetim kurumları, polis güçlerinin yüz tanıma teknolojisini nasıl ve ne zaman kullandığını düzenlemek ve kötüye kullanımı engellemek amacıyla yeni yasalara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Vatandaşlar, mağazalarda yapay zekâ kameralarının kullanılması nedeniyle yanlış hedef gösterilme endişelerini dile getirdi. Britanya polisi ve ana cadde perakendecileri, bu teknolojinin sokakları daha güvenli hale getirdiğini savunsa da, birçok kişi bunu sivil özgürlükler ve veri gizliliği açısından riskler barındıran bir “Büyük Birader tarzı kitlesel gözetim” olarak eleştiriyor.

The Financial Times | Bankalar, veri merkezi finansmanında “veriyle boğulma” riskiyle karşı karşıya
Yapay zekâ altyapısı kurma yarışı, dünyanın en büyük kredi verenlerinin finansman yeteneklerini zorlamaya başlarken, bankalar veri merkezi borçlarındaki yığılma nedeniyle oluşan riskleri devretmek için yeni yöntemler arıyor. JPMorgan Chase, Morgan Stanley ve SMBC gibi finans kuruluşları, veri merkezi bağlantılı işlemlerin bir kısmını daha geniş bir yatırımcı tabanına yaymanın yollarını araştırıyor. Konuya dair bilgi sahibi kaynaklara göre, bankalar, borçtaki paylarını özel anlaşmalarla satmayı ve “risk transferi” olarak bilinen yöntemlerle büyük borçlulara olan maruziyetlerini azaltmayı değerlendiriyor. Hedef, bilançolarda yer açarak yeni kredi verme kapasitesi oluşturmaktır. Bu girişimler, yapay zekâ sektörünü besleyen borçlanmanın ulaştığı eşi görülmemiş seviyeleri ve bunun bankalar üzerindeki baskısını net bir şekilde ortaya koyuyor. Oracle ve CoreWeave gibi veri merkezi işletmecileri, ABD genelinde yapay zekâ laboratuvarları kurmak için yüz milyarlarca dolarlık borç aldı. JPMorgan ve MUFG gibi bazı kredi verenler ise Teksas ve Wisconsin’deki Oracle’a kiralanan bir veri merkezi projesine bağlı 38 milyar dolarlık inşaat borcunu dağıtmak için altı aydan fazladır çalışıyor. Konuyla ilgili kaynaklar, bazı bankaların bu borcu elden çıkarmak için kredileri banka dışı yatırımcılara iskonto ile satmayı düşündüğünü ifade ediyor.

The New York Times | Trump “pişman değilim” derken savaş iki taraf için de çıkmaza girdi
ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın üzerinden iki ay geçerken, savaşın ABD için maliyetinin yüksek olduğu ve kamuoyunda yeterli destek bulamadığı ortaya çıkıyor. Pentagon, savaşın bugüne kadar maliyetinin 25 milyar dolar olduğunu duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz hafta yaptığı bir açıklamada savaş kararında herhangi bir pişmanlık duymadığını belirtti. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya yönelik son önerisinden memnun olmadığını ifade eden Trump, “Açıkçası, belki de hiç anlaşma yapmasak daha iyi olur” dedi. Trump, İran için modelinin ABD’nin Ocak ayında Venezuela’daki operasyonu olduğunu söyledi. Bu operasyonda ABD güçleri, lider Nicolás Maduro’yu devirmişti. Maduro görevden alınmış olsa da, hükümetin büyük kısmı yerinde kaldı ve Trump yönetimi ile iş birliği yapmayı seçti. Analistler, İran için benzer bir senaryonun olası görünmediğini kaydediyor. Savaşın ikinci ayının sonunda iki tarafın da bir çıkmaza girdiği belirtiliyor; Washington, İran’a yönelik deniz ablukasını sürdürüyor, İran ise geri adım atmayı reddediyor.

Al Arabiya | Trump, Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan gemilerin kurtarılmasına yardım edeceklerini açıkladı; bir tanker vuruldu
ABD Başkanı Donald Trump, Körfez’de mahsur kalan gemilerin kurtarılmasına yönelik yardımlarının başlayacağını duyurdu. Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu ülkelere, gemilerini bu kısıtlı su yollarından güvenli bir şekilde çıkaracak şekilde yönlendireceğimizi, böylece işlerine serbestçe ve etkin bir şekilde devam edebileceklerini söyledik” dedi. Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne göre, savaş süresince yüzlerce gemi ve 20 bine kadar denizci boğazdan geçiş yapamadı. ABD Merkez Komutanlığı, 15 bin asker, 100’den fazla kara ve deniz konuşlu hava aracı ile savaş gemileri ve insansız hava araçlarıyla gemilerin geçişine destek olacağını açıkladı. Trump’ın açıklamalarının ardından, Britanya Deniz Ticareti Operasyonları Ajansı, bir tankerin boğazda kimliği belirsiz mermilerle vurulduğunu bildirdi. Ajans, Birleşik Arap Emirlikleri’nde Fuceyre’nin 78 deniz mili kuzeyinde gerçekleşen olayda tüm mürettebatın güvende olduğunu aktardı.
<img alt="" data-error
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



