

Yargı dünyasında yaşanan bir olay, kamuoyunu derinden sarstı. BirGün gazetesinden Timur Soykan’ın haberine göre, Hatay’da görev yapan Hakim M.M.Ş.’nin, Savcı A.B.’ye ait bir çete davasının takipsizlikle sonuçlanması için baskı yaptığı iddia edildi. İddialara göre, hakim M.M.Ş., bu dosyanın takipsizlikle kapanmasını sağlamak için savcıdan yardım istemiştir. Bu durum, yargıya olan güvenin sarsılmasına neden oldu.
Savcı A.B., kendisine yöneltilen bu teklife karşı çıkarak, ortada bir suç bulunduğunu ve rüşvet teklifini kabul etmeyeceğini ifade etti. Bu duruma sinirlenen hakim M.M.Ş., savcıyı tehdit ederek “Zaten almasan da aldı derler. Başsavcıya giderim. Benden rüşvet istedi derim” şeklinde konuştuğu iddia ediliyor. Bu sözler, yargı çevrelerinde büyük yankı uyandırdı ve olayın ciddiyeti bir kat daha arttı.
Olayın ardından savcı, görüşme sırasında gizlice yaptığı kaydı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na iletmek üzere Hatay Adliyesi Komisyonuna teslim etti. Bu kaydın, yargı müesseselerinin nasıl çürümüş hale geldiğini göstermesi açısından büyük bir öneme sahip olduğu düşünüldü.
‘ÇOK ÜZGÜNÜM, BİR HATA YAPTIM, BENİ AFFET’
Savcı A.B., söz konusu görüşmeyi şöyle anlattı: “Rüşvet teklifi nedeniyle kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. Hakim, daha sonra bana ‘Bu konu ile ilgili olarak çok önemli bir devlet görevlisi araya girdi… Bu nedenle sana böyle bir teklif yaptım. Çok üzgünüm, bir hata yaptım, beni affet. Bu konuyu Başsavcı’ya anlattın mı?’ dedi.” Savcı, bu ifadelere cevap vermek yerine konunun ciddiyetine vurgu yaparak durumu Başsavcı’ya bildirdiğini belirtti. Ancak bu bilgiden sonra, hakim M.M.Ş. oldukça öfkeli bir tavır sergilemeye başladı.
Hakimin, “Abi kardeş olalım mı savaşalım mı? Mert de sana saldıracak” şeklindeki sözleri, durumu daha da karmaşık hale getirdi. Daha ilerleyen konuşmalarında, hakim M.M.Ş., “Çok pişmanım, bana bir babalık yap. Bu işi temizle. Ben yedi kişiye bakıyorum. Avukat Mert siyaseten güçlü birisi. Gerekirse Mert yanına üç tane tanık alır, Başsavcıya gider. Benden rüşvet istedi der” diyerek açık bir tehditte bulundu. Bu cümleler, savcının kaydedilen ses kaydında yer aldı ve yargı camiasını şok eden bir belge haline dönüştü.
‘BANA KUMPAS KURULDU’
Diğer taraftan, hakim M.M.Ş., kendisine yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddetti. Hakim, “O süreçte ismini şu an hatırlamadığım bir siyasetçi ya da bürokrat, deprem nedeniyle unuttum, Savcının ‘change’ dosyasının ilerlemediğini, hakkaniyet çerçevesinde hızlandırılması yönünde ricada bulunmuştu. Ben kesinlikle rüşvet teklif etmedim, sadece dosyanın akıbetini sordum. Savcının bu dosyadaki taraflarla yemek yediğini duymuştum, bunu söyleyince agresifleşti. Bana kumpas kuruldu” şeklinde ifadeler kullandı. Bu açıklamalar, durumu daha da karmaşık hale getirerek, her iki tarafın da iddialarının çelişkili olduğunu ortaya koydu.
Yargıdaki bu tür skandallar, toplumda büyük bir endişe yaratıyor ve yargıya olan güvenin sorgulanmasına neden oluyor. Özellikle, devleti yönetenler ve güvenlik güçleri arasında yaşanan
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



