
(ANKARA) – CHP Ankara İl Başkanlığı önündeki bayramlaşma etkinliğinde konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP’nin en kısa sürede kurultaya gitmesi gerektiğini vurgulayarak, “İnsanların değişim umudu, geleceğe bakma isteği ve ülkenin yeniden ayağa kalkacağına dair inancı benim kişisel vefa duygumun çok çok üzerindedir” ifadelerini kullandı.
CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleştirilen bayramlaşma programında Yavaş, partinin kurultaya gitmesi çağrısında bulundu. Yavaş, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Bayramlar, kırgınlıkların azaldığı, dayanışmanın güçlendiği, insanların birbirini daha iyi dinlediği ve ortak değerlerde buluşabildiği özel zamanlardır. Bayram, birlik ve beraberliktir; bayram, aynı sofrada bir araya gelebilmektir. Farklılıklarımıza rağmen ortak bir geleceğe inanabilmektir. Bu tür günlerde ülkemizin ve partimizin içinde bulunduğu duruma dair bazı hususları paylaşmayı bir sorumluluk olarak görüyorum. 2019 yılında göreve geldikten sonra 25 yıllık yerel yönetimlerin ardından, yolsuzluk olmadan nasıl bir yönetim sisteminin mümkün olabileceğini göstermek için çalıştık. Ancak 2023 seçimlerinde beklediğimiz sonucu alamadık. Ardından yapılan seçimlerde ise partimiz bir değişim yaşadı ve yerel seçimlerden sonra ilk kez yüzde 38 gibi bir oya ulaştık. Ankara’da ise sizlerin desteğiyle yüzde 60’ın üzerinde bir oy alarak yaptığımız çalışmaların onaylandığını gördük.
“ORTAYA BİR UMUT ÇIKTI VE İKTİDAR DA BUNU GÖRÜNCE PARTİYİ BÖLMEK İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLADI”
Şimdi, ekonominin kötü olduğu bir dönemde, insanların yiyecek bulmakta zorlandığı, iş bulamadığı ve gençlerin gelecekten umudunu kestiği bir zamanda bir umut doğdu; iktidarı değiştirme umudu. Yerel yönetimlerle daha iyi bir yönetim yapabileceğimiz konusunda insanları ikna ettik. Her konuşmamda, yukarıdan aşağıya bu yönetimin değişmesini isteyen, iktidarın değişmesini isteyen, hukukun üstünlüğüne inanan herkesin bir araya gelmesi ve tek yumruk olmasını istedim. Bu sayede iktidarı değiştirip yeniden parlamenter sistemi, hukukun herkesin güvendiği bir biçime dönüştürmeye çalıştık. Ortaya çıkan umut, iktidarın dikkatini çekti ve bu nedenle partiyi bölmek için çeşitli çabalar sarf etmeye başladılar. Bugün burada, bazı hususları paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördüğüm için bulunuyorum.
“İNSANLARIN UMUDUNU YEŞERTMEMİZ GEREKİR, TÜKETMEMİZ DEĞİL”
İnsanların değişim umudu, geleceğe bakma isteği ve ülkenin yeniden ayağa kalkacağına dair inancı, daha güzel bir ülkede yaşama arzusu, benim kişisel vefa duygumun çok çok üzerindedir. Daha önce de bu konudaki görüşlerimi açıkça ifade etmiştim. İnsanların umudunu tüketmektense siyaseti bırakacağımı söyledim. Bizim, insanların umudunu yeşertmemiz gerekir; onların umudunu tüketmemeliyiz. Zira önemli olan bu toplumun geleceğidir. Bizler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu yüzyıllık bir partinin birlik ve bütünlüğünü savunuyoruz. İçinde bulunduğumuz süreçte de bu kararlılığı sürdürmeye devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi, sıradan bir parti değildir; bu ülkenin kurucu iradesidir ve demokrasi mücadelesinin en temel taşıyıcı unsurlarından biridir.
Bu nedenle CHP’yi zayıflatmaya çalışanların, itibarsızlaştırmaya ve iç tartışmalar üzerinden yıpratmaya yönelik her girişimi yalnızca partiyi hedef almamaktadır. Bu girişimler, Türkiye’nin demokratik birikimini, cumhuriyetin değerlerini ve toplumsal umudu hedef almaktadır.
“BUGÜN İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ ŞEY BİRBİRİMİZİ ZAYIFLATMAK DEĞİL”
Değerli hemşehrilerim, bu ülke kolay şartlarda kurulmadı; bu Cumhuriyet, savaş meydanlarında verilen mücadelelerle, yokluk içinde gösterilen fedakarlıklarla ve milletimizin ortak emeğiyle inşa edildi. Birlik ve bütünlük vurgusunu ısrarla yapmamızın temel nedeni de budur. Buradan yalnızca CHP’lilere değil, demokrasiye, hukuk devletine ve millet iradesine inanan herkese çağrıda bulunuyorum. Çünkü bugün ihtiyaç duyduğumuz şey, birbirimizi zayıflatmak değil, ortak demokratik zemini güçlendirmektir. Farklı düşünebiliriz, farklı geleneklerden geliyor olabiliriz; ancak hepimizin ortak sorumluluğu hukuku savunmak, demokratik kurumları korumak ve millet iradesine sahip çıkmaktır.
Türkiye’nin ihtiyacı, parçalanmış bir muhalefet değil, birbirinin varlık hakkına saygı duyan ve ortak değerlerde buluşabilen, bütünleşik bir demokrasi anlayışıdır. Bu mesele, artık yalnızca partilerin değil, çocuklarımızın nasıl bir ülkede yaşayacağı meselesidir. Birlikte hareket etmezsek sadece bugünü değil, geleceğimizi de kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırız. Torunlarımız bile bizi affetmeyecektir. Resmin büyüğünü hepimiz görmek zorundayız. Türkiye’de siyaset alanı daraltılıyorsa, demokratik kurumlar yıpratılıyorsa, seçilmiş iradeler tartışmalı hale getiriliyorsa ve hukuk siyasetin konusu haline dönüştürülüyorsa, bu durum doğrudan Cumhuriyet rejimine yönelik bir müdahale niteliğindedir.
“CHP EN KISA ZAMANDA YENİDEN KURULTAYA GİTMELİDİR”
Bendeniz, duruşumun başından beri demokrasiden yana oldum. Bu nedenle çağrımı bir kez daha yinelemek istiyorum; CHP en kısa zamanda yeniden kurultaya gitmelidir. Gelin, bu süreci ortak akılla yönetelim. Çünkü bu meselenin artık kişilerle alakalı olmadığı açıkça ortadadır. Mesele, CHP’ye gönül veren ve tüm iktidar değişimini isteyen milyonların ortak beklentisidir. Parti içinde bölünmeyi bir kenara bırakıp, tüm muhalefeti bir araya getirecek çalışmalara yönelerek bu oyunu bozalım. Gelin, milyonlarca muhalefetin iktidar yürüyüşünü hep birlikte kaldığı yerden devam ettirelim. Bu, bizim ortak sorumluluğumuzdur. Parti bu durumdayken, televizyonun karşısına geçip kıs kıs gülenleri güldürmeyelim; hep birlikte bu oyunu bozalım.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



