
TBMM Genel Kurulu’nda onaylanarak yasalaşan yeni düzenleme ile Kabahatler Kanunu’na ek bir madde ekleniyor. “Amaç dışı bıçak taşıma” başlığı altında getirilen hükme göre, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan her türlü bıçak ve kesici, delici aletlerin, yalnızca ruhsatlandırılan yerlerde satılabileceği belirtiliyor. Bu yeni düzenleme, 1 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Söz konusu aletlerin 18 yaş altındaki bireylere satılması ve bu kişiler tarafından satın alınması veya taşınması yasaklanacak.
Yasaklara uymayanlar için 5 bin lira idari para cezası uygulanacak. Eğer kabahate konu olan bıçak veya aletlerin nitelik veya sayısı bakımından ciddi bir tehlike oluşturması durumunda ceza 10 bin liraya kadar çıkabilecek.
Ayrıca, bu kabahat hakkında yetkili makamlara bildirim yapmayan işletici veya sorumluya da 5 bin lira ceza verilecek. Kabahat konusu ürünlerin mülkiyeti ise kamuya geçirilecek.
Kabahat nedeniyle uygulanacak idari para cezası ve el koyma işlemleri, kolluk görevlileri tarafından yürütülecek. Mülkiyetin kamuya geçirilmesi ise mülki amir tarafından karara bağlanacak.
15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında, çocuk hakları gözetilerek Çocuk Koruma Kanunu hükümleri doğrultusunda koruyucu ve destekleyici tedbirler alınacak. Bu madde, internet satışları ve mesafeli satışlar için de geçerli olacak.
Bir sanat veya mesleğin icrası için gerekli olan bıçak ve benzerlerinin bulundurulması, taşınması ve kullanılması bu düzenlemelerin dışına alınacak.
‘YÖNLENDİRME TEDBİRLERİ’
Yapılan yasal düzenleme ile Çocuk Koruma Kanunu’na, ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için “yönlendirme tedbirleri” ekleniyor. Bu tedbirler, çocuklara özgü güvenlik önlemleri olarak tanımlanıyor.
Bu tedbirler arasında “sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri,” “dijital risklerden korunma tedbiri,” “kitap ve kütüphane tedbiri,” “çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri,” ile “tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı maddelere yönelik tedbirler” yer alıyor.
Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri gereği, çocukların spor kulüpleri ve gençlik merkezlerinde 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimlerine katkı sağlayacak görevler üstlenmeleri sağlanacak.
Dijital risklerden korunma tedbiri kapsamında, çocukların kullandığı dijital cihazların izlenmesi ve riskli platformlara erişimin engellenmesi gibi önlemler alınacak.
Kitap ve kütüphane tedbiri, çocukların kütüphanelerde belirli sürelerde görev almasını veya belirlenen eserleri okumalarını kapsayacak.
Çevre temizliği tedbiri ile çocuklar, belirli alanlarda çevre temizliği yapmaya ve ağaçlandırma faaliyetlerine katılmaya teşvik edilecek.
Tütün ve diğer bağımlılık yapıcı maddelerle ilgili tedbirler ise Sağlık Bakanlığı ve Yeşilay tarafından belirlenecek programlara katılımı içerecek.
Bu tedbirlerin uygulanması sırasında karşılaşılabilecek zorluklara karşı kolluktan yardım istenebilecek. Ayrıca, tedbirlerin uygulanmasında kurumlar arası koordinasyon Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından sağlanacak.
Bu düzenlemenin uygulanmasına dair detaylar ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
24 SAAT İÇİNDE RAPOR DÜZENLENECEK
Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen yeni hükme göre, akıl hastalığı, bağımlılık veya bulaşıcı hastalıklar nedeniyle tehlike arz eden çocuklar için acil korunma kararı alınabilmesi için 24 saat içinde rapor hazırlanacak.
Sağlık kurumları, uzman hekim raporunu düzenledikten sonra en geç 24 saat içinde çocuk hakimliğine başvuracak. Mahkemeye sunulacak raporun 48 saat içinde düzenlenmesi ve hakimin karar vermesi gerekecek.
Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesiyle hakim kararının tebliği arasında gerekli tıbbi müdahale yapılacak. Bu süreçte kolluktan yardım talep edilebilecek.
Hakim, çocuğun güvenliğini gözeterek, yerin gizli tutulması veya kişisel ilişki kurma ya da sınırlandırma kararları alabilecek. Acil korunma kararının kaldırılması veya devamı konusunda da karar verebilecek.
Çocuk Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklikle, “suça sürüklenen” ifadesi “adli süreçteki” olarak değiştirilecek. Kamu davası açılması durumunda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirim yapılacak.
Adli süreçteki çocuklara yönelik yönlendirme tedbirleri, denetimli serbestlik olarak uygulanabilecek. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması durumunda, zararın az olması halinde giderilmesi şartı aranmadan karar verilebilecek.
15 yaşını doldurmamış çocuklar için sosyal inceleme zorunlu hale getirilecek. Bu inceleme yapılmadığı takdirde gerekçeleri mahkeme veya savcı tarafından belirtilmek zorunda kalacak.
Koruyucu tedbirlerin uygulanmasında gerekirse kolluktan yardım talep edilebilecek. Koordinasyon, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından sağlanacak.
Koruyucu tedbir kararları, ilgili kuruma iletilecek. Bu tedbirlerin ihlal edilmesi durumunda, sorumlu kişiler 3 günden 10 güne kadar “tazyik hapsi” cezası alabilecek.
Bu kararlara itiraz edilebilecek. Tazyik hapsi kararları kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yerine getirilecek.
Sosyal Hizmetler Kanunu’nda da benzer değişiklikler yapılıyor. “Suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” olarak değiştirilecek.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, düzenlemenin oylaması öncesinde söz alarak, bu adımın sadece çocukların bugünkü güvenliğini sağlamakla kalmayıp, gelecekte daha adil ve güçlü bir Türkiye’nin temellerini atacağına inandığını belirtti.
Genel Kurulda daha sonra şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren başka bir kanun teklifi üzerine görüşmelere geçildi.
BAKAN GÖKTAŞ’TAN İLK DEĞERLENDİRME
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Çocuk Koruma Kanunu ile ilgili, bu adımın çocukların güvenliğini sağlamanın yanı sıra gelecekte daha güçlü bir Türkiye’nin temellerini atacağını ifade etti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



