Yeni Parti’de Kürt Yasası Oylamasında Ayrışma!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Yeni Parti’de Kürt Yasası Oylamasında Ayrışma!

Kürt meselesinin hukuki çerçevede çözümüne yönelik ilk adım olarak değerlendirilen ‘çerçeve yasa’ Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylandı. Beklenmedik bir durum söz konusu değil.

Bu yasaya karşı çıkan her ‘hayır’ oyu, mutlaka çözüm karşıtı bir tavır olarak değerlendirilmese de, CHP’den ayrılan Yeni Parti’nin içindeki ‘Havet’ grubunun ayrışması dikkat çekici bir durum. Seçmene taahhüt niteliği taşıyan Yeni Parti’nin programında Kürt meselesiyle ilgili olarak şu ifadeler yer alıyor:

“Terörün sona ermesiyle birlikte eşitlikçi, katılımcı, demokratik bir siyasi ve toplumsal düzenin kurulması ile Kürt sorununda kalıcı çözüm sağlanacaktır.”

Kürt meselesinde kalıcı bir çözüm için ‘terörün sona ermesini’ ön koşul olarak öne süren Yeni Parti’nin bu taahhüdüyle çelişen bir oylama sonucu ortaya çıktı. Zira ‘çerçeve yasa’, bu defa silahların ‘sembolik’ değil, kalıcı olarak bırakılması için hukuki bir zemin oluşturma adına önemli bir adım teşkil ediyor. 91 milletvekili bulunan Yeni Parti’den 54 milletvekili bu yasaya ‘ret’ oyu kullandı. Genel Başkan Özgür Özel’in ‘evet’ oyu vermesine rağmen, yarıdan fazla milletvekili karşı oy kullandı.

Özgür Özel, TBMM Genel Kurulu’ndaki oylama öncesi yaptığı konuşmada, “Milletvekillerimiz millet ne diyorsa ona göre oy kullanacak” diyerek vekillerini serbest bıraktığını ifade etse de ‘hayır’ oyu veren vekillerin, Özgür Özel’e karşı bir tutum sergilemediklerine dair sosyal medyada paylaşımlar yapmaları, bu durumun parti içinde sorun yarattığına işaret ediyor. Bu, partideki farklı görüşlerin varlığını gözler önüne seriyor. Özel’in ‘evet’ dediği Genel Kurul konuşmasını sosyal medya hesabından paylaşan ve paylaşmayan vekillerin varlığı da dikkat çekici.

“Özgür Özel’in yanındayız ve liderliğine tam destek veriyoruz” diyen Mahmut Tanal, ‘hayır’ oyu verenler arasında yer alıyor. Tanal, X platformundaki paylaşımı ile çelişen bir şekilde, “AKP bizim yasaya ‘evet’ dememizi istemiyordu. Genel Başkan o oyunu bozdu” yorumunu yaptı. Tanal’a bu ifadesiyle ilgili olarak, “Hayır diyenler AKP’nin oyununa evet mi demiş oldu?” sorusunu yönelttim. Tanal, ‘hayır’ının arkasında durarak “çarpıtmam durumunda dava açacağını” belirtti. Bu durum, oldukça dikkat çekici bir uyarı oldu!

Özgür Özel’in “Ben ve yöneticilerimiz tarihsel tutarlılık ve sorumlulukla yasaya ‘evet’ diyeceğiz” açıklamasının, parti yönetiminde tam karşılık bulmadığı anlaşılıyor. Zira Yeni Parti Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi ve hukuk ile seçim işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gizem Özcan, çerçeve yasaya ‘ret’ oyu verdi. Ayrıca, MYK üyesi ve yurt dışı örgütlenmeden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu da ‘ret’ oyu kullananlar arasında yer alıyor. Kayışoğlu’nun TBMM Genel Kurulu’nda Kürtçe türkü söylediğini de hatırlatmakta fayda var. Parti Meclisi’nde de bazı ayrışmalar gözlemleniyor. Örneğin, Süleyman Bülbül, Seyit Torun ve Ümit Özlale gibi isimlerin tavırları dikkat çekiyor. MYK’dan yaşanan bu fireler, bazıları tarafından “parti içi demokrasi” olarak yorumlanırken, bazıları tarafından da liderlik zafiyeti olarak algılanabilir.

İktidarın; 2023 genel ve 2024 yerel seçimlerinde Kürt seçmen ile CHP seçmeninin ortak bir siyasette buluşmasını engellemeye yönelik stratejileri, Özgür Özel tarafından boşa düşürülmüş durumda. Milli Birlik, Kardeşlik, Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu’ndan üyelerin Öcalan’la görüşmesine katılmamaları hariç, bu süreçte de Ekrem İmamoğlu’nun etkisi sıkça konuşulmuştu. Özgür Özel, tarihsel sorumluluğun altını dolduran bir siyaset izleyerek dikkat çekiyor. Yeni Parti’de Türkiye’nin ana meselelerinden biri olan Kürt sorunundaki bu farklılaşmanın, önümüzdeki seçimlerde Yeni Parti’nin ittifak siyasetine de yansıyacağı gündeme geliyor.

Demokrasi için ‘hayır’ ile barış için ‘evet’ demenin gerilimi, DEM Parti ve Yeni Parti tarafından yönetilemezse, bu durumun geniş bir demokrasi cephesi oluşturmayacağı aşikar. Parti yönetimi ile teşkilatın farklı tutumları “çok seslilik” olarak yorumlansa da, silah bırakmanın siyasetin alanını nasıl genişleteceğini ifade edememek, Yeni Parti’nin siyaset alanını daraltabilir. “Yüzümüzü millete dönüyoruz” kampanyasındaki ‘millet’ tanımının dar tutulması da bu durumun bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

 

 

 

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın