
Yatırımları teşvik etme vaadiyle yedi farklı kanunda toplamda 15 değişiklik öneren yeni torba kanun, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek. Önceki yazımda bu konuyu ele almıştım.
Yazımda, toplumsal refah konusunda bir katkı iddiasının bulunmadığını ve yalnızca vergi avantajları aracılığıyla yatırımcı çekme çabalarının bütçe dengesine olan etkisini zamanla göreceğimizi belirtmiştim.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), bu yeni torba kanun hakkında kapsamlı bir Muhalefet Şerhi’ni TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na sundu.
Bu şerhe 54 sayfalık bir rapor eşlik ediyor ve raporda dikkat çeken bir ifade yer alıyor:
“Söz konusu düzenlemelerle Türkiye, ‘vergi cennetleri ile mücadele etmek’ yerine bizzat kendisi ‘vergi cenneti’ olmayı tercih etmiştir.”
Neden böyle bir karar alındı?
Çünkü son üç yıl içinde Türkiye’de vergi yükümlüsü olmayan gerçek kişilerin yurt dışındaki kazançlarından 20 yıl boyunca gelir vergisi alınmayacak. Maddenin gerekçesi ise “aydınlatıcı” bir şekilde belirtilmiş:
“Böylelikle ülkemize döviz getirilmesini teşvik etmek amaçlanmaktadır.”
“Çifte vergilendirmeme” mekanizması devreye giriyor
CHP’nin muhalefet şerhinde, benzer düzenlemelerin zaten mevcut vergi mevzuatında yer aldığı hatırlatılarak şu noktalar vurgulanıyor:
Yurt dışında elde edilen gelirlerin istisna olması ya da Türkiye’ye getirildiğinde yurtdışında ödenen vergilerin Türkiye’de ödenecek vergiden düşülmesi mümkündür. Ayrıca, 90’dan fazla ülkeyle yapılan anlaşmalar çerçevesinde çifte vergilendirmenin önlenmesine yönelik düzenlemeler mevcuttur.
*
Vergi mevzuatı bu kolaylıkları sağlarken, AKP’nin yeni torba yasasında ek olarak sunulan kolaylık ise şu şekildedir:
Yurt dışında elde edilen kazançlar, vergi cenneti olarak bilinen bir ülkede elde edilmişse ve o ülkede vergiye tabi değilse, Türkiye’de de vergiye tabi olmayacak.
Bu durumun adı ise “Çifte vergilendirmeme.”
Yanlış anlaşılma olmasın; bu ifade çifte vergilendirme değil, çifte vergilendirmeme anlamına geliyor. Yani bu yasayla AKP, Türkiye’de vergi yükümlüsü olmayanların yurtdışındaki vergi cenneti ülkelerdeki kazançlarını Türkiye’ye getirmesi halinde vergi almayacağını ifade ediyor.
Bu noktada vergi adaletinin bozulup bozulmadığı ve Türkiye’de çalışan, üreten bireylerin aleyhine bir durum yaratılıp yaratılmadığı soruları gündeme geliyor.
Bu sorular, torba teklif TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülürken muhalefet milletvekilleri tarafından da dile getirildi ancak yanıt alamadılar.
Sermaye çekme hedefi, mevcut durumu tehlikeye atabilir
CHP’nin muhalefet şerhinde, bu düzenlemenin risk taşıdığına dair önemli bir uyarı da mevcut. Yurt dışındaki kazançlardan 20 yıl vergi almama maddesinin, Türkiye’de üretenlerin ülke dışına çıkma ihtimalini artırabileceği ifade ediliyor:
“Bu rejim, mevcut koşullarda Türkiye’de üretim yapıp tasarruf edenlerin ülke dışına çıkmasına ve üç yıl sonra geri döndüklerinde bu rejimden yararlanmalarına neden olabilir. Örneğin, bugün Türkiye’den çıkıp üç yıl sonra dönen biri 17 yıl boyunca bu rejimden faydalanabilecektir ve mirasçılarının vergi yükü de yüzde 1 düşecektir. Bu durum, sermaye girişinden çok çıkışına yol açabilir.”
Cevapsız kalan sorular
Bu madde, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülürken muhalefet milletvekillerinin düzenlemenin Türkiye’deki üretim ve yatırımı nasıl teşvik edeceğine ilişkin soruları da cevapsız kaldı.
Ayrıca, kamu gelirlerinin azalmasına veya harcamaların artmasına neden olacak içerikteki kanun tekliflerinin bütçeye yük getireceği hesaplamalarının en az 3 yıllık bir dönem için yapılması gerektiği de hatırlatıldı.
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na göre bu hesapların, ilgili kanun tekliflerine eklenmesi zorunludur.
Bu durumda, önemli vergi kalemlerinden ve tutarlarından feragat edilmesine rağmen, bunun bütçeye ve dolayısıyla topluma nasıl yansıyacağına dair bir hesaplama bulunmamaktadır.
Ne Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek ne de kanun teklifinde imzası bulunan başka bir vekil, bu hesaplamaları topluma sunma sorumluluğunu hissetmektedir.
Bu hesapsızlık ve sorumsuzlukla, mucize gibi sunulan torba kanunla önemli yatırımların çekileceği ve bunun faydalı olacağına dair bir inanç oluşturulmaya çalışılmaktadır.
Bu duruma kim inanır?
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



