Yılmaz Özdil’den Suriye ve Hakan Fidan Analizi!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Yılmaz Özdil’den Suriye ve Hakan Fidan Analizi!

Türkiye’nin gündemi, SÖZCÜ TV’de ele alınıyor. Ülkenin etkili kalemlerinden Yılmaz Özdil, SÖZCÜ TV Genel Yayın Yönetmeni İpek Özbey’in sorularına Kırmızı Beyaz programında yanıt veriyor.

Özdil, Suriye’deki gelişmeleri canlı yayında değerlendirdi.

HAKAN FİDAN MADALYA ALACAK

“Herkes açılım sürecinde Öcalan, PKK ve Mazlum Abdi’ye odaklanmışken, dikkat çekici bir şekilde Saray, yani Asrın Liderimiz, Hakan Fidan ve MİT Müsteşarı’nın esasen Suriye’ye yoğunlaştığını görüyoruz. Erdoğan, PKK’nın tükenmiş olduğunu ve iç çatışma içinde olduğunu anlamış görünüyor. Bunun yerine, MHP ile diyalog kurmak yerine, Şara’yı Beyaz Saray ve Pentagon’da meşru hale getirmeye çalışıyor.”

“Hakan Fidan ve İbrahim Kalın’ın önce Erdoğan’ı ikna ettiğini, ardından Beyaz Saray’ı ikna ettiklerini ve emlakçı büyükelçi Barrack üzerinden Suriye’ye tek başına Şara’nın bırakılmasını sağladıklarını gözlemliyoruz. Bu noktadan sonra açılım ve SDG gibi konular tamamen Asrın Liderimizin inisiyatifine geçmiş durumda. Bence iktidar bu analizi yapmıyor. Erdoğan, PKK ve Öcalan ile uğraşacağına, bu gruplara soğuk bakıyordu, şimdi Hakan Fidan aracılığıyla Şara’yı kabul ettirmeye çalıştıklarını anlamış olmalılar. Hakan Fidan’ın bu süreçte madalya alacağını düşünüyorum.”

“Son üç aydır Hakan Fidan aleyhine yürütülen propagandanın nedenini de görmüş olduk. Hakan Fidan’ı neden hedef aldıklarını, bakanlıktan aldırmaya çalıştıklarını, hem toplum hem saray nezdinde küçük düşürmeye çalıştıklarını burada anlıyoruz. Bu konunun ikinci aşamasını hep birlikte göreceğiz.”

KAPALIÇARŞI HER ŞEYİ ANLATIYOR

“Bu gelişmelere, Loca’da maç izleyenler gibi bakarsan çok farklı bir manzara ortaya çıkar. Değerli hocam Salih Nefçi’den bunu öğrendim. Bu tür durumlarda sonuçtan çok nedene odaklanırım. Öncelikle Kapalıçarşı’ya bakarım, Halep’e değil, Tahtakale’ye yönelirim. Orası, Türkiye’nin özünü anlatan bir yer. Kapalıçarşı’ya baktığında oradaki hareketler, aslında neyin ne olduğunu ortaya koyuyor. Altının gramı bugün 6 bin 700 lirayı gördü; Trump göreve geldiğinde ise bu rakam 3 bin liraydı.”

“Kapalıçarşı’da arkadaşlarım var ve beni uyardılar: ‘Paran varsa altın al’ dediler. Ama neden? İşte bu neden, oradaki kokudan kaynaklanıyor. Altına bir alım yapılıyor. Durup dururken altın ve gümüşe yönelmek büyük rakamlarla gerçekleşiyorsa, o zaman Kapalıçarşı diyor ki, ‘Hırgür geliyor’. 3 bin lirayken altın alıp bugün boşaltanları düşünelim. Vatandaş burada kendi maaşından bakıyor. Maçı Loca’dan izlerken başka bir şeyle karşılaşıyorsun.”

“Suriye meselesinde iş, aslında Esad’ın gitmesiyle Şara’nın gelmesiyle oldu. Napoli Harekatı demiştim. Hatırlayın, Esad gittiği gün savaşın içindeydi; sonra Ruslar Suriye’yi bir anda boşalttı ve Şara Şam’a geldi. Şimdi SDG ve Dürzi’ler derken, tabanca bile neredeyse patlamadı. Bunu nasıl oldu? Napoli Karargahı’nda dört ülkeden dört kurmay subay toplandı. ABD’li, İngiliz, Fransız ve İsrailli dört kurmay subay, Ortadoğu ve Suriye uzmanı dört binbaşı geldi. Bunların testini yaptılar. Sonrasında özel mekanlarda altı ay planlama yapıldı. Aksi takdirde, Rusya’nın ve ABD’nin ordularının olduğu bölgede herkes bir anda çekildi ve Şara buranın devlet başkanı ilan edildi. Bu, planlı bir NATO Harekatı. Bugün geldiğimiz nokta da bu.”

PLANLI BİR NATO HAREKATI

“Şu anda Napoli Harekatı’nın yeni safhasına geçildi. İnşa aşaması başladı. Burada ufak tefek çatışmalar olabilir ama şu an sınır belli. Bu ülkede bir trilyon dolarlık inşaat gerçekleşiyor. Altyapı, havalimanları, petrol hatları ve limanlar yapılıyor. Şu anda Suudi Veliaht Prensi, Şara’nın hamisi konumunda. Para Arabistan ve Katar’dan geliyor. Bunlar, bizim geçmediğimiz halde ödediğimiz köprüler gibi yap-işlet-devret projeleri. Şu an Suriye’yi dükkanlara ayrılmış bir AVM gibi düşünmek mümkün. Maçı Loca’dan izlemek böyle bir manzara sunuyor. Adamın Ankara Büyükelçisi yaptığı kişi emlakçı. Buraya neden emlakçıyı koydular? Gazze’yi ve Suriye’yi imar edecekler. Napoli Harekatı’nın istihkam safhası bu. Bu işin bir numaralı kazananı ise Ankara ve Hakan Fidan ile MİT Başkanıdır.”

İSRAİL İLE BİR ANTLAŞMA VAR

– İsrail ile siyasi, askeri ve ticari bir antlaşma olduğu aşikar. İsrail’in bu durumdan habersiz olması düşünülemez. Bizi manipüle ettiler. Türkiye ile İsrail arasında bir çatışma ihtimali yok. İsrail, hem Lübnan’ı hem Hamas’ı yok etti, Gazze’yi de İran’a karşı kullanmaya devam edecek. Davut Koridoru olarak bilinen mesele, Türkiye’yi manipüle etmek için kullanılan bir koz. Bugünkü manzaradan anladığım kadarıyla Erdoğan, Fidan ve Kalın, Davut Koridoru’nun gerçekleşme ihtimalinin olmadığını biliyorlardı ve herkes yerine çekildi. Gelecekte Türkiye, Suriye’yi odak noktası haline getirmek zorunda kalacak. ABD, bugün SDG’yi sattığı gibi yarın Şara’yı ve bizi de satabilir.”

– AKP’nin 2011’de aldığı karar yanlıştı. O dönemde yanında bugünkü Milli Savunma Bakanı gibi bir kurmay yoktu. Bugünkü Dışişleri Bakanı gibi biri yoktu. Türkiye çok ağır bir hata yaptı. Suriye meselesini başına bela etti.”

BU BELAYI DAVUTOĞLU AÇTI

“Ahmet Davutoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı ve Başbakanı olarak, Suriye dahil Ortadoğu’daki tüm belaları başımıza saran bir figür. Malezya’dan ABD’nin dayatmasıyla getirilen Davutoğlu, görevden alınınca ABD’nin Türkiye’deki partnerimizi kaybettik dediği formülü hatırlayın. Stratejik Derinlik, Suriye belasını başımıza saran bir kavramdır ve Kılıçdaroğlu tarafından Altılı Masa’ya oturtulan bir adamdır.”

“Türkiye, 2010 yılında Davutoğlu ve Mazlum Abdi’yi general olarak gören çıkarların etkisiyle Stratejik Derinlik denilen formüllerle yıkıma sürüklendi. Türkiye, bize ait olmayan bir savaşa sokuldu. Ekonomik sıkıntılarımızın ve bitmek bilmeyen enflasyonun kaynağında Suriye’de yaptığımız harcamalar var. Suriyelilerin ÖSO olarak beslediğimiz çapulcu ordusuna Kuvayı Milliye dediler.”

“Milyonlarca Suriyeliyi ülkeye doldurduk ve Türkiye’nin demografik yapısını bozduk. İran da zor durumda kaldı. Azerbaycan ile İsrail neredeyse kardeş oldu. 15 yıldır ne hale geldik bunlar yüzünden. Bugün Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı bu durumu ikna etmiş durumdalar ama hala hata yaptık demiyorlar. Bugün bir kazanım var ama 15 senenin faturasını kim ödeyecek? Ahmet Davutoğlu’nu kim Başbakan yaptı? Rus uçağını düşürmemizden, kendi Fantomumuzun düşürülmesine kadar hepsinin sorumlusu AKP

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın