

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016 darbe girişiminde önemli bir rol oynayan ve bu süreçte Sıkıyönetim Komutanı olarak atanmış olan Diyarbakır’daki 7. Kolordu Komutanı Korgeneral İbrahim Yılmaz, yargılandığı ağır ceza mahkemesince önce müebbet hapis cezasına çarptırılmış, ardından da darbeye yardım suçlamasıyla 12.5 yıl hapis cezası almıştır. Ancak Yılmaz, bu mahkûmiyet kararına karşı istinaf mahkemesine başvurmuş, yapılan bu başvuru reddedilmiştir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasayı ihlal ve terör suçlarına bakma yetkisine sahip olarak Korgeneral İbrahim Yılmaz’ı tahliye etmiş ve mahkûmiyet kararını esastan bozarak, darbe suçuna iştirak ettiğine dair somut delil bulunmadığını gerekçe göstermiştir. Bu durumun ardından, yerel mahkeme ikinci yargılamada delil yetersizliğinden Yılmaz’a beraat kararı vermiştir. Ancak Cumhurbaşkanlığı avukatları ve duruşma savcısı, Yılmaz’ın darbeye teşebbüsten değil, FETÖ üyeliğinden ceza alması talebiyle Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulunmuştur.
SEMİH TERZİYE ENGEL OLMADI, VALİYE BİLGİ VERMEDİ
Savcı, Yıldırım/Harekât öncelik dereceli gizli belgede Yılmaz’ın Yurtta Sulh Konseyi’nin sıkıyönetim komutanı olarak görevlendirildiğini, bununla birlikte 2. Ordu Komutanı Orgeneral Âdem Hududi ile yoğun görüşme yapmasına rağmen o gece Diyarbakır’ın mülki amiri olan Vali Hüseyin Aksoy’la iletişime geçmediğine dikkat çekmiştir. Saat 22.45’te gelen sıkıyönetim direktifiyle ilgili valiye bilgi vermemekle kalmayıp, vali ile görüşmesinde olayların ne olduğunu anlamaya çalıştığına dair konuyu geçiştirdiği de savcının ifadeleri arasında yer almaktadır.
Yılmaz’ın, müdahale yetkisi olmasına rağmen darbeci Tuğgeneral Semih Terzi ve beraberindeki özel kuvvetler taburunun Ankara’ya uçuşlarına engel olmadığını ortaya koyan savcı, İbrahim Yılmaz’ın sıkıyönetim direktifini almış olmasına rağmen Semih Terzi’nin darbecilerle birlikte hareket edip etmediğini sormadığını vurgulamıştır.
DARBENİN SEYRİNE GÖRE TAVIR TAKINDI
Sanık Korgeneral İbrahim Yılmaz’ın o gece il emniyet müdürü ve Başsavcı ile hızla temas kurmadığı, ayrıca darbeye karşı yayımlaması gereken mesajı geç yayımladığı belirtilmiştir. Mesajın yayınlandığı saat itibarıyla zaten darbenin bastırılacağına dair gelişmelerin olduğu ifade edilmiştir. Yılmaz, kendisine 22.45’te gelen sahte sıkıyönetim mesajına karşı anında tavır almadığı gibi, emrindeki birliklere de yazılı olarak bu mesaja kesinlikle uyulmaması yönünde emir vermemiştir. Sanığın, darbenin seyrine göre durumu gözlemlemesi ve beklemede kalması dolayısıyla darbecilere dolaylı olarak destek olduğu ifade edilmiştir.
TEMYİZ İTİRAZARININ REDDİYLE BERAATI OY BİRLİĞİYLE ONADI
Beraat kararını inceleyen Yargıtay, Genelkurmay Başkanlığının cevabi yazısı ile ekinde yer alan bilirkişi raporunda sözde sıkıyönetim direktifi ekinde yer alan atama listelerinin, TSK bünyesinde halen görevine devam edenlerin de bulunduğuna dikkat çekmiştir. Sanık hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, TBMM’yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs, hükümeti ortadan kaldırma veya görev
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



