
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, derin yoksulluğun ve azalan alım gücünün yurttaşların sağlıklı beslenme ihtiyaçlarını karşılamalarını engellediğini vurguladı. Yapmış olduğu yazılı açıklamada, cepteki paranın, raftaki gıdayı yeterince almakta yetersiz kaldığını dile getirdi.
Gürer, yurttaşların protein değeri yüksek et ve süt ürünleri gibi temel gıdaları tüketmekte zorlandığını, hatta bu yıl mevsim meyvelerini bile yeterince tüketemediklerini belirtti.
“İKTİDAR BAŞTA EMEKLİYİ YOKSUL YAŞAMAYA MAHKUM ETTİ”
Gürer, iktidarın ekonomik politikalarının her kesimi yoksullaştıran bir düzen oluşturduğunu ifade etti. Açıklamasında, “İktidar başta emekliyi yoksul yaşamaya mahkûm etti. 15 milyon emekli, enflasyon karşısında ezilmekte ve derin bir çaresizlik içinde bulunuyor. Her yerde, bu iktidarı mutlaka göndereceklerini anlatıyorlar. Geçim sıkıntısı, emeklilerin belini bükmüş durumda. Simit almaya korkar hale geldiler. Aile bütçesini dengelemek için kıt kanaat yaşamaya çalışıyorlar. Emekliler, örgütsüzlüğün getirdiği yalnızlığın farkında. Artık torununa harçlık verme yerine, eve ekmek alma derdine düşmüş durumdalar” dedi.
Emekli maaş katsayısının 2008 yılında AKP iktidarı tarafından yüzde 70’lerden yüzde 30’lara çekilmesinin ardından, emeklilerin düşük maaşlar ile yaşam mücadelesi verdiklerini belirten Gürer, “Tüm emekli işçi ve memurlar, seyyanen zam ve en düşük emekli maaşının asgari ücret olmasını talep ediyor ancak bu iktidardan umudu kalmadı. Sandığı bekliyorlar. Emekliler, bir oyunun ne kadar değerli olduğunu artık çok iyi biliyor. İlaç katkı payının kaldırılmaması dahi iktidarın emeklilere karşı duruşu olarak algılanıyor” ifadelerini kullandı.
“TAŞERON UYGULAMASI MODERN KÖLELİKTİR”
Gürer, yıl sonuna doğru taşeron çalışanların çalışma sürelerinin “girdi-çıktı” yapılarak düzenlendiğini ve bu süreçte bazı taşeron işçilerin işsiz kaldığını belirtti. Taşeron uygulamasını modern kölelik olarak nitelendiren Gürer, “696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bazı kamu taşeron kurumlarına personel alımı oldu, ancak KİT ve belediyelerde taşeron uygulamaları devam etmektedir. Taşeron çalışma, düşük ücret ve güvencesiz çalışma ile emek sömürüsünü beraberinde getiriyor. Tüm taşeron çalışanlara ve 4 Aralık mağdurlarına kadro verilmelidir. Kamu sektöründe taşeron işçi olmamalıdır. Sağlık, ulaştırma, güvenlik, tarım ve Milli Eğitim gibi alanlarda binlerce taşeron çalışana kadro verilmelidir” dedi.
Staj ve çırak mağdurlarının işe başladıkları gün sigorta kartı verilmesine rağmen, bu kart ile yalnızca kaza sigortası yapıldığını, emekliliğe esas sigortanın ise 18 yaşına basmadan başlatılmadığını ifade eden Gürer, “İş var, işçi gibi çalışıyor ama yaş 18 olmadan emekliliğe esas sigorta başlatılmaması büyük bir haksızlıktır. Stajyer ve çırakların işe başladıkları gün emekliliğe esas sigortalarının başlaması sağlanmalıdır. Staj ve çırak mağduriyeti bir an önce ortadan kaldırılacak düzenlemeler Meclis’te ele alınmalıdır” dedi.
“ÇİFTÇİ EZİLİYOR, MALİYETİNE ÜRÜN SATAMIYOR”
Çiftçi ve esnafın emekliliğe erişiminin zorlaştığını, prim yatırmada güçlük çektiğini ve bu nedenle sistem dışında kaldığını dile getiren Gürer, “Cumhurbaşkanı seçim öncesi BAĞ-KUR primini 9000 günden 7200 güne düşürdü ama bu tarihten bu yana kanuni düzenleme yapılmadı. Prim sorununun bir an önce çözülmesi gerekiyor” dedi.
Gürer, çiftçilerin girdi maliyetleri altında ezildiğini ve maliyetine ürün satamadıklarını belirtti. Aracıların ürün fiyatlarını artırmasının, dar ve sabit gelirli olanların gıdaya erişimini zorlaştırdığını vurguladı. Esnafın sattığı ürünü aynı fiyata yenisiyle değiştiremediğini, işçilerin, işsizlerin, çiftçilerin, emeklilerin ve esnafın toplumun geniş kesimlerini derin bir yoksulluğa sürüklediğini ifade etti.
Eğitim döneminin başlamasıyla birlikte okul giderlerinin arttığını belirten Gürer, taşımalı eğitimdeki sorunlar nedeniyle öğrencilerin aile bütçelerinin zorlandığını, bu durumun öğrenciler üzerinde olumsuz etkileri olduğunu kaydetti. Öğrencilerin yemek öğün sayısını azaltmak zorunda kaldığını, ailelerin ise masraflarını karşılayamadıklarını dile getirdi. Sosyal etkinliklere katılımın zorlaştığını ve toplumda genel bir ekonomik sıkıntının yaşandığını belirtti. Çözüm olarak, seçimle iktidar değişikliğinin sorunlara çözüm üretebileceğini ifade etti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



