
Yozgat’ta uzun bir süredir etkili olan kurak hava koşulları, özellikle erken hasat dönemine giren Yerköy ve Şefaatli ilçelerindeki hububat ekili alanlara ciddi zararlar verdi. Bu olumsuz hava şartları nedeniyle ekinlerin gelişimi olumsuz etkilendi ve birçok tarlada ürün kaybı yaşandı. Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, “2025 yılının kış ayı oldukça kurak geçti. Bahar döneminde bölgesel bazı yağışlar gerçekleşti, fakat bu yağışlar yetersiz kaldı” şeklinde konuştu.
Açıkgöz, ekili alanların tekrar canlanamadığını belirterek, sözlerine devam etti:
“Şu an ekili arazilerin bir bölümündeyiz. Ekinleri gözlemliyoruz. Hâlâ 40 santim, 30 santim seviyelerinde ürünler var; ayrıca birçok alanda boşluklar oluşmuş. Bu durumu kuraklığa bağlıyoruz. Şefaatli ve Yerköy bölgelerinde neredeyse hiç yağmur yağmadı ve bu alanlar büyük oranda zarar görmüş durumda. Kuraklık nedeniyle kış döneminin iyi geçmemesi ve don olayları, ekinlerin toparlanmasını engelledi. Bir de yağışın eksikliği işin işine çökmesine neden oldu. Yaban çavdarı da fazla, ekinlerin boyu ise yok denecek kadar az.”
Hububat taban fiyatına dair de açıklamalarda bulunan Açıkgöz, “Girdi maliyetleri dikkate alındığında, devletin mevcut fiyat politikası netleşmedi. Prim desteği verilip verilmeyeceği belirsiz; eğer prim verilmezse buğdayın kilosunun en az 14 lira olması bekleniyor. Prim verilirse bu fiyatın 12-12.5 lira aralığında olması gerekecek. Mevcut durumda devletin politikası çok net değil. Prim bu sene devam edecek mi? Ton başına fiyat ne olacak? Bu konularda belirsizlik hakim; şimdilik buğday fiyatları 12-12.5 lira aralığında, 13 liraya kadar da satılmakta” ifadelerini kullandı.
Kuraklıktan olumsuz etkilenen ekili alanların dolu yağışı ile daha fazla zarara uğradığını belirten çiftçiler, yağmur beklerken, önceki akşam yaşanan dolu ve sağanak yağış sonucu su baskınları ile başa çıkmaya çalıştılar. Yozgat Valiliği, sağanak ve dolu yağışı sonrası yapılan ilk tespitlere göre, İl Merkezi, Sorgun, Yerköy, Boğazlıyan, Saraykent, Şefaatli ve Akdağmadeni ilçelerinde tarımsal arazilerde kısmi hasar meydana geldiğini, bazı bölgelerde su baskınları yaşandığını açıkladı. Can ve mal kaybının yaşanmadığını belirten valilik, hasar tespit çalışmalarının başlatıldığını ve Tarım ve Orman Müdürlüğü, Jandarma, İl Özel İdaresi, AFAD ve DSİ ekiplerinin sahaya indiklerini vurguladı. Açıklamada, “Su baskınları ve dolu yağışı nedeniyle zarar gören vatandaşlarımıza, ilgili mevzuatlar çerçevesinde yapılması planlanan yardımlar titizlikle yürütülecektir” denildi.
Ekili arazileri dolu sebebiyle hasar gören çiftçilerden Seyit Şahingöz, “Dolu nedeniyle çok büyük hasar gördük. Yardım talebinde bulunuyoruz” dedi.
Yozgat Merkez Lök Köyü Muhtarı Sadettin Gültekin ise, “Tarlalarımızın tamamı büyük zarar gördü. Biçilecek, ayakta kalacak ekinimiz kalmadı. Yarın bu hasarlar güneşle birlikte iyice kötüleşecek. Ekinlerimizin çoğu dolunun etkisiyle yaralanmış durumda. Acil yardım bekliyoruz. Köyümüz Yozgat genelinde en fazla çiftçilik yapan bir köy. Şu an 30 bin dönüme yakın ekili arazimiz var; bunun üçte ikisi hasara uğradı. Devletimizden yardım bekliyoruz” şeklinde konuştu.
Soner Küçüker ise “Durum çok kötü, gördüğünüz gibi. Borç, harç, veresiye mazot ve gübre almış durumdayız. Hiçbir şey kalmadı. Allah yardım etsin, bilmiyorum nasıl geçineceğiz” dedi.
Üretim için gerekli finansmanı sağlamakta zorlanan çiftçilerden Menderes Karakurt, “Buğday ekili 30 bin dönüm arazimiz var, ancak bu durumdan dolayı çoğunun tarım sigortası yok. Çiftçilerimizin yüzde 85-90’ı borçlu. Tarım Kredi Kooperatiflerine, tüccarlara ve özel bankalara borçlanmış durumdayız. Düzgünlüğü sağlamak için gübre, mazot ve ilaç alıyoruz. Ama bu durum böyle devam ederse, ne yapacağız? Büyüklerimizin çözüm bulacağına inanıyorum. Ancak bu noktada sadece ekinden bahsediyoruz; domates, biber ve diğer mahsullerimiz de çok kötü durumda” dedi.
“Sigortalı olan vatandaşlarımız belki yardımcı olur ama sigortasız olanlar için ne yapılacak? Bu sorunun peşindeyiz” diyen Karakurt, kendi arazisinin sigortasız olduğunu belirterek, “Sigorta yaptırmak için parayı neredeyse biriktirmek zorundayız ama girdilerin pahalı olması nedeniyle fiilen çok zorlanıyoruz. Devletimizin sigortalı ve sigortasız çiftçileri de düşünmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



