
Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, sınır bölgelerinde gerçekleştirilen gayrimenkul satışlarına dair yasal çerçevenin güçlendirileceğini ve yasak kapsamındaki alanların genişletileceğini duyurdu.
Son yıllarda Türk iş insanları, Batı Trakya ve Ege adalarında birçok gayrimenkul edinmişti. Yunanistan Parlamentosu’nda savunma konularına ilişkin soruları yanıtlayan Dendias, özellikle Batı Trakya ve adalar gibi stratejik bölgelerde yabancı gerçek veya tüzel kişilerin mülk edinmesine yönelik kapsamlı bir yasal düzenleme üzerinde çalıştıklarını belirtti.
MERCEK ALTINDAKİ BÖLGE BATI TRAKYA VE MERİÇ (EVROS)
Meriç (Evros) Milletvekili Paris Papadakis’in kontrolsüz mülk satışlarına ilişkin sunduğu veriler, Atina’da ulusal güvenlik konularını yeniden gündeme getirdi. Papadakis’in Yargı ve Parlamento’ya taşıyacağı bu iddialar üzerine konuşan Bakan Dendias, “Yasal çerçevenin daha katı hale getirilmesi ve yasak kapsamına girecek bölgelerin genişletilmesi için yeni bir yasal düzenleme planı üzerinde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
MEVCUT YASAK NE DİYOR?
Mevcut yasal düzenlemelere göre, Avrupa Birliği (AB) dışındaki ülke vatandaşları veya bu ülkelerde merkezleri bulunan şirketlerin Yunanistan’ın sınır bölgelerinde (mülkiyet, kiralama vb.) işlem yapması, “ulusal güvenlik ve ülkenin toprak bütünlüğü” gerekçesiyle yasaklanmıştır.
BODRUM’A KOMŞU ADALARDA YASAK GELİYOR
Şu anda “Sınır Bölgesi” statüsünde olan yerler arasında Bodrum’a komşu İstanköy (Kos), Kilimli (Kalimnos), Leros, Sömbeki (Simi), Rodos, Patmos, İncirli (Nisiros) adaları ile birlikte yasak kapsamına alınan Meriç (Evros), Tesprotya, Kesriye (Kastoria), Kılkış (Kilkis), Midilli (Lesvos), İskeçe (Ksanthi), Preveze (Preveza), Sisam (Samos), Florina ve Sakız (Hios) illeri bulunmaktadır.
Özel alanlar arasında ise Santorini adası, İskiri (Skiros) adaları; Drama, Yanya, Pella ve Serez illerinin bazı bölgeleri ile Adriyatik’teki küçük adalar yer almaktadır.
GÜVENLİK SÜZGECİ DEVREDE
Bu bölgelerde mülk edinmek isteyen AB dışı ülke vatandaşları için katı bir izin süreci uygulanmaktadır. Başvurular, Milli Savunma Bakanlığı, Yunan Polisi (EL.AS), Ulusal İstihbarat Teşkilatı (EYP) ve Kara Para Aklamayı Önleme Kurumu temsilcilerinden oluşan özel bir komisyon tarafından incelenmektedir. Ulusal güvenlik açısından en ufak bir risk tespit edilmesi durumunda talepler doğrudan reddedilmektedir.
YENİ DÖNEMDE KAPSAM GENİŞLİYOR
Hükümetin gündemindeki yeni düzenleme ile birlikte; yasaklı bölge listesine yeni stratejik noktaların ve yerleşim yerlerinin eklenmesi, şirketler üzerinden yapılan dolaylı alımların ve “yöntemli” satışların önüne geçilmesi için yasal boşlukların kapatılması hedeflenmektedir. Ayrıca, “istinsnai izin” prosedürlerinin daha da zorlaştırılması planlanıyor.
Dendias’ın açıklamaları, Batı Trakya’daki mülkiyet hareketliliğinin devlet tarafından daha yakından izleneceği anlamına geliyor.
VEKALET VE PARAVAN ORTAKLIKLARIN TAKİBİ
En önemli değişiklik, “dolaylı mülkiyet” konusunda yaşanacak. Mevcut sistemde bir yabancı, bir Yunan vatandaşı ile ortaklık kurarak veya güvene dayalı vekaletnameyle mülk kontrolü sağlayabiliyordu. Yeni yasa tasarısının, mülkün “nihai faydalanıcısını” tespit etmeyi zorunlu kılması ve %1 bile olsa yabancı sermaye payı olan şirketlerin sıkı denetimden geçirilmesini öngörmesi bekleniyor.
Tarım arazilerine “stratejik rezerv” statüsü verilmesi, Batı Trakya ve özellikle Meriç (Evros) bölgesindeki geniş tarım arazilerinin toplu şekilde satın alınmasının gıda güvenliği ve bölgesel demografi açısından “ulusal tehdit” olarak değerlendirilmesine yol açabilir. Bu durumda, sadece yabancılara değil, belli bir ölçeğin üzerindeki arazi satışlarına genel bir denetim mekanizması getirilebilir.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ CEZAİ MÜEYYİDELER
Hukuki boşluklardan faydalanarak yasaklı bölgeden mülk edinenler veya bu satışa aracılık eden noterler ve avukatlar için cezaların artırılması gündeme geliyor. Sadece para cezası değil, yapılan satış işleminin “yok hükmünde” sayılması ve mülkün devlete iade edilmesine kadar gidecek sert yaptırımlar üzerinde duruluyor.
YASAL BAŞVURU SÜRECİNDEKİ KRİTİK DETAYLAR
Mevcut sistemde, AB dışı bir vatandaşın başvurusu reddedildiğinde, bu karara karşı idari mahkemelerde dava açma hakkı bulunmaktadır. Ancak, “ulusal güvenlik” gerekçesiyle verilen ret kararlarında devletin istihbari bilgileri mahkemeyle paylaşma zorunluluğunun sınırlandırılması da gündemdeki konular arasında yer almakta. Bu durum, başvurusu reddedilen kişilerin hukuki itiraz yolunu pratikte imkansız hale getirebilir.
Dendias’ın belirtilen taslağın yasalaşması durumunda, özellikle Rodop ve İskeçe gibi Türk azınlığın yoğun olduğu bölgelerde miras yoluyla intikal eden veya vakıf malları üzerindeki tasarrufların nasıl etkileneceği en önemli soru işareti olacaktır.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



