Yuri Gagarin: Uzayın İlk Yolcusunun Hikayesi

Haber MerkeziHaber Merkezi
2 okunma
Yuri Gagarin: Uzayın İlk Yolcusunun Hikayesi

***Bu makale ilk kez 12 Nisan 2021’de, Yuri Gagarin’in uzaya çıkışının 60. yılı dolayısıyla yayımlanmış olup, 2026 yılına ilişkin tarihler güncellenerek yeniden basılmıştır.

“Burada, teneke bir kutu içinde oturuyorum; dünyanın oldukça yukarısındayım. Dünya denilen gezegen mavi ve yapacak hiçbir şey yok.”

David Bowie’nin “Space Oddity” (Uzay Garipliği) adlı şarkısında geçen bu ifadeler, tarihte ilk kez uzaya çıkan Gagarin’in ruh halini yansıtıyor olmalı.

Gagarin, yalnızca 2 metrelik bir uzay mekiğiyle, bir kozmonottan çok bir yolcu olarak uzaya gitti.

Gagarin, uzay aracındaki kontrol mekanizmalarına dokunmadı bile.

Yer kontrol istasyonuyla gerçekleştirdiği iletişimde, kapsülün penceresinden gördüğü gezegenin muhteşem aurası ve Dünya üzerindeki bulutların gölgesinden oldukça etkilendiğini belirtti.

Gagarin’in 12 Nisan 1961’deki uzay yolculuğu ve güvenli bir şekilde Dünya’ya dönüşü, Sovyetler Birliği’nin ABD’ye karşı kazandığı önemli bir zaferdi.

Ancak tarihe geçmek için Gagarin, büyük bir cesaret gerektiren riskli bir görevi üstlendi. O dönemlerde uzay hakkında pek fazla bilgi yoktu ve Gagarin, kurtarma kontrolü bulunmayan bir uzay mekiğiyle yola çıktı.

Ayrıca, onu fırlatacak roket de başarılı olana kadar birçok başarısız deneme yaşadı.

Gagarin, bir tür kobay olarak, insanın uzayda hayatta kalıp kalamayacağını, uzay mekiğinin yolculuğunu tamamlayıp tamamlayamayacağını ve mekik ile Dünya arasında etkin bir iletişim kurulup kurulamayacağını test etti.

O dönemde kimse roketlerin, uzay mekiklerinin, iletişim sistemlerinin güvenilir olduğuna ve insanın uzayda hayatta kalabileceğine dair bir güvenceye sahip değildi.

Mühendis Boris Chertok, “Roketler ve İnsanlar” adlı eserinde Vostok uzay mekiği hakkında, “Bugün bilim insanlarına sunulsa, hiçbiri uzaya gönderilmesini onaylamazdı.” diyerek durumu özetliyor.

O gün uzay mekiğinin güvenilirliği konusunda belgeleri imzaladığını hatırlayan Chertok, “Bunu bugün asla yapmazdım. Çok fazla deneyim kazandım ve ne denli büyük bir risk aldığımı fark ettim.” şeklinde ifade ediyor.

Vostok Başarısızlıkları

Vostok uzay aracının monte edildiği fırlatma aracı, ilk kez Ağustos 1957’de kullanılan iki aşamalı kıtalararası balistik füze olan R-7 roketinden türetilmişti.

Aynı yıl, ilk yapay Dünya uydusu olan Sputnik 1 de R-7 ile fırlatıldı. R-7’nin tasarımının son derece başarılı olduğu sonucuna varıldı. Halen, insanlı uzay uçuşları için Rusya’da kullanılan tek füze olma özelliğini taşıyan R-7 ailesine ait füzeler, uzay aracını yörüngeye ulaştırmada güvenilirliklerini kanıtladı.

Ancak 1961’de durum oldukça farklıydı.

Büyük bir roketin fırlatma için vinçler tarafından kuleye dik olarak yerleştirilme anını gösteriyor. Roket fotoğrafta henüz eğik durumda.

Vostok 1 roketi fırlatma için rampaya alınıyor, 1961.

Chertok, kitabında bu farklılıkları şu şekilde açıklıyor:

“1961’den önce modern roket güvenliği standartlarına göre iyimser olmak için hiçbir nedenimiz yoktu. O yıl üst üste en az sekiz başarılı fırlatma yaptık. Ancak 1960 yılında beş uydu fırlatıldı. Bunlardan dört tanesi havalanabildi. Yalnızca üçü Dünya yörüngesinden çıkarken, ikisi hedefe ulaşabildi. Sonuçta ise ikisi Dünya’ya geri dönerken düzgün bir biçimde yalnızca biri inebildi.”

Vostok programı, Gagarin’in görevinden bir yıldan

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın