
25 Şubat 2026 16:52
Güncelleme: 25 Şubat 2026 17:02
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” bildirisine karşı hukuki işlem başlattığını açıkladı. Türkiye’de hukuk kurallarının ve Anayasa’nın yorumlanmasında kimsenin tek yetkili olmadığını belirten Tekin, “Kimin gerici, kimin yobaz, kimin temel hak ve özgürlükler açısından totaliter bir bakış açısına sahip olduğunu göreceğiz. 168 kişinin, yüzde 99’u Müslüman olan bir toplumu kendi perspektifleriyle değerlendirip azınlık konumuna düşürmesi, totalitarizmin entelektüel bir tezahürüdür. Bu bağlamda hakarete uğrayan herkesin yargıya başvurması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Bakan Tekin, AK Parti grup toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ramazan ayı etkinlikleri ile ilgili eleştiri ve desteklere dair şunları söyledi:
“Değerlendirecek bir durum yok. Ben, Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı’nın Anayasa ve yasalar çerçevesinde görevlerini yerine getirmeye çalışan bir kamu görevlisiyim. Anayasa’nın açık hükümleri ve Milli Eğitim Temel Kanunu’nun bize yüklediği öncelikli görev, tüm vatandaşların temel hak ve özgürlüklerden en üst düzeyde yararlandığı bir eğitim ortamı sağlamaktır. Bu, milli birlik ve ‘toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı’ çerçevesinde çocuklarımızın ve gençlerimizin bu değerleri benimsemesine olanak tanımayı hedeflemektedir.
“Devlet Bahçeli’ye şükranlarımı sunuyorum”
Milli birlik ve dayanışmayı önemseyen tüm bireyler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler bu sürece destek veriyor. Dün, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkürlerimi iletiyorum. Kendisi, tam olarak bizim yapmak istediğimiz hususları ifade eden, bir devlet adamına yakışır ciddiyetle, milli birlik ve beraberlik için önemli bir açıklama yaptı. Bu bağlamda, tüm vatandaşları, çocuklarımız ve gençlerimiz arasında dayanışmayı geliştirecek etkinliklere katılmaya davet ediyorum. Yaptığımız çalışmaların yasalarımıza ve Anayasa’ya uygun olduğunu, üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirdiğimizi tekrar vurgulamak isterim.”
168 kişi tarafından yayımlanan ortak laiklik açıklamasında, “Türkiye gerici-şeriatçı bir kuşatma altında!” ifadelerine yer verildi.
“Laiklik bildirisine dava açtım”
Yusuf Tekin, “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” bildirisine karşı dava açtığını duyurarak, şu şekilde konuştu:
“Davayı açtım. Tekrar vurgulamak gerekirse, Türkiye’de kimsenin hukuk kurallarını ve Anayasa’yı yorumlama tekeli yoktur. Anayasa’yı istediğimiz gibi yorumlamalıyız; aksi takdirde bu durumu gerici, azgın azınlık olarak nitelendirmek mümkün değildir. Bu etkinliklere katılan bireylere karşı yapılan hakaretler, saldırgan bir tutumdur ve bu, bir hakarettir. Çocuklarımızın, gençlerimizin, velilerimizin, öğretmenlerimizin ve idarecilerimizin haklarını korumak amacıyla bu adımı attık.
Kimin gerici, kimin yobaz, kimin temel hak ve özgürlükler açısından totaliter bir bakış açısına sahip olduğunu göreceğiz. 168 kişi, toplumun dini inanç ve ibadetlerini kendi bakış açılarıyla değerlendirip onları azınlık konumuna düşürüyor. Bu, totalitarizmin entelektüel düzeyde bir yansımasıdır. Bu hakaretleri yapan kişilerin, benim tarafımdan haklarını korumakla yükümlü olduğum kişiler tarafından yargıya taşınması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca, bu hakaretlere maruz kalan herkesin yargıya başvurmasının doğru olacağını belirtmek isterim.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



