Zeren Ertaş Davasında Beraat Kararına Tepki!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Zeren Ertaş Davasında Beraat Kararına Tepki!

(ANKARA)- CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Gençlik ve Spor Politikaları Kurul Başkanı Sevgi Kılıç, Aydın’daki KYK yurtunda yaşamını yitiren Zeren Ertaş davasında yargılanan kamu görevlilerine verilen beraat kararına sert bir şekilde tepki gösterdi. Kılıç, “Bu karar, gençlerin barınma hakkına yönelik yaklaşımın ve kamu yönetimindeki sorumluluk krizinin bir yansımasıdır. Kamu vicdanında bu kararın yeri yoktur” şeklinde konuştu.

Kılıç, 2023 yılında Aydın’daki KYK yurtunda meydana gelen asansör kazası sonucu hayatını kaybeden Zeren Ertaş’ın davasında kamu görevlileri hakkında verilen beraat kararına ilişkin bir yazılı açıklama yaptı.

Açıklamasında Kılıç, “Bu karar, gençlerin barınma hakkına yaklaşımın ve kamu yönetimindeki sorumluluk krizinin göstergesidir. Kamu vicdanında bu karar kabul görmemiştir. Eğer kimse sorumlu değilse, bu durum münferit bir ihmal değil, sistematik bir yönetim krizidir” dedi.

Duruşma sonrası Zeren’in annesinin “Kim suçlu? Zeren mi suçlu?” diye haykırmasının, Türkiye’deki cezasızlık düzenine karşı toplumsal bir itiraz olduğunu vurgulayan Kılıç, “Bir genç, devletin en güvende olması gereken yurtlarında yaşamını yitiriyorsa ve buna rağmen kimse sorumlu bulunmuyorsa, bu durum münferit bir ihmal değil, sistematik bir yönetim krizidir” ifadelerini kullandı.

Kılıç, KYK yurtlarındaki ihmal durumlarının sadece fiziki altyapı eksiklikleri ile sınırlı kalmadığını belirterek, bu meselenin doğrudan gençlerin barınma hakkı, kamu hizmetlerine eşit erişim ve sosyal devlet yükümlülüğü ile bağlantılı olduğunu vurguladı. Barınma sorununun güvenlik, sağlık, eğitim hakkı ve insan onuruna uygun yaşam koşulları ile birlikte ele alınması gereken temel bir hak olduğunu ifade etti. Bu nedenle, KYK yurtlarındaki her ihmalin hak ihlali olarak değerlendirilmesi gerektiğini ekledi.

Kılıç, son yıllarda çeşitli KYK yurtlarında meydana gelen asansör kazalarının, denetim eksiklikleri, özensiz bakım süreçleri ve Bakanlığın şeffaflık sorunlarının bir sonucu olduğunu belirtti. Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı yurtlardaki sorunların, öğrencilerin uzun süredir dile getirdiği yapısal barınma krizinin bir parçası olduğunu açıkladı. 2022 sonrasında yaşanan olayların, Muş KYK Sultan Alparslan Kız Öğrenci Yurdu, Rize Ayder KYK Yurdu, Giresun KYK Esma Hatun Öğrenci Yurdu, Ordu Kız Öğrenci Yurdu ve Yozgat Sürmeli KYK Yurdu gibi örneklerin kamuoyuna yansıdığını belirtti. Bu sorunların kayıt altına alınmadığı için diğer yurtlarda neler yaşandığına dair bilgi sahibi olmanın mümkün olmadığını vurguladı. Gençlerin barınma hakkının uzun süredir maliyet kalemi gibi görüldüğünü ekledi.

Kılıç, yurtlardaki sorunların gençlerin fiziksel güvenliğini, ruh sağlığını, akademik sürekliliğini ve yaşam güvencesini olumsuz etkilediğini belirtti. Artan yaşam maliyetleri nedeniyle özel barınma seçeneklerine erişemeyen öğrencilerin, denetimsiz yurtlara mahkum edildiğini ifade etti. Kamu yurtlarına erişim sorununun bir sorumluluk olarak algılanmadığını da sözlerine ekledi.

Kılıç, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve diğer kamu yetkililerinin yanıtlaması gereken sorular olduğunu belirtti. Bakanlığın, yurtlardaki asansör kazalarına ilişkin kayıtları, denetim süreçlerini ve bu kazalardan etkilenen genç sayısını kamuoyuna açıklamakla yükümlü olduğunu vurguladı. Kılıç, bu kararın cezasızlıkla kapanacak bir dosya olmadığını, Zeren için adalet talebinin Türkiye’deki gençlerin güvenli, erişilebilir ve insan onuruna uygun barınma hakkı talebi olduğunu ifade etti. Bu mücadelenin bir yaşam mücadelesi olduğunu belirten Kılıç, “Hiçbir gencin yaşamı, ihmal, denetimsizlik ve cezasızlıkla karşı karşıya kalmamalıdır. Zeren Ertaş için adalet mücadelesi sürecek, başka bir gencin bu düzenin sorumsuzluğuna terk edilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın