
Yeniden Refah Partisi Başkanvekili Doğan Aydal, zeytin kanununa dair yapılan çalışmaların yeni olmadığını vurguladı.
Aydal, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2017 yılında Maden Yönetmeliği’nin 115. maddesine eklediği bir fıkra ile zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin verildiğini söyledi. Aydal, bu durumun hukuka aykırı olduğunu belirterek, şunları ifade etti:
“Maden Yönetmeliği’ne eklenen fıkra, iki açıdan hukuka uygun değildir. İlk olarak, ‘yönetmelik’ tanımının gerektirdiği gibi, hiçbir yönetmelik maddesi, Maden Kanunu’nda yer almayan bir konuda yorum yapamaz. Yönetmelik, yalnızca kanunda mevcut olan maddelerin uygulanmasını açıklamalıdır. Ancak Maden Kanunu’nda zeytin arazileriyle ilgili bir hüküm bulunmadığı için bu konuda düzenleme yapılamazdı. İkinci önemli nokta ise, eklenen fıkranın 3573 sayılı kanuna aykırılığıdır.”
“SİYANÜRLÜ MADENCİLİK FELAKETLERİ HÂLÂ HAFIZALARDA”
Aydal, bu yasanın asıl amacının Ege ve Akdeniz bölgesindeki zeytinlik alanlar altında bulunan altın madenlerine erişim sağlamak olduğunu öne sürdü. Aydal, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Ege ve Akdeniz bölgelerinde yer alan altın oluşumları, zeytinlik alanlarla örtüşmektedir. Yapılan altın madenciliği faaliyetlerinin, siyanür sorununun toplumda yarattığı olumsuz etki herkesçe bilinmektedir. Ruhsat sahibi şirketlerin, ülke ekonomisine sağladığı katkı da yok denecek kadar azdır; bunun en iyi örnekleri Erzincan-İliç, Çanakkale, Aydın ve Kütahya’da görülmektedir. Kütahya’daki siyanürlü barajın sel felaketleriyle yıkılması ve Erzincan İliç’teki siyanürlü heyelan olayları, birçok kişinin hayatını kaybetmesine yol açmıştır. Ne yazık ki, bu olayların sorumluları henüz tespit edilememiştir. Bu yeni yasayla birlikte, özellikle Ege bölgesinde altın madenciliği faaliyetlerinin artması beklenmektedir. Bu madencilik faaliyetleri, bilinen şirketlerin yan kuruluşları tarafından gerçekleştirilecektir. Ülkemiz, kontrolsüz yeni siyanür havuzlarının oluşturacağı çevresel felaketlere hazırlıklı olmalıdır.”
“TARİH, BU YASAYA ‘EVET’ DİYENLERİ ASLA AFFETMEYECEK”
Aydal, TBMM’deki milletvekili dağılımının bu yasayı engelleyememiş olabileceğini belirtti. Aydal, “TBMM’deki milletvekili dağılımı bu kanunun çıkmasını belki engelleyememiştir ama vicdani ve ahlaki sorumluluk, bu kanuna imza atanların ömürleri boyunca taşımak zorunda kalacakları bir yük olarak kalacaktır,” şeklinde konuştu.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



